inet-tr'07 açılıs konusması

Mustafa Akgül


Sayın Milletvekillerim, Sayın Rektorüm, Sayın Konuklar, sayın katılımcılar, Sayın basın mensupları, ve netdaşlarım hepinizi İnternet Konferansı aliliş torenine hoş geldiniz diyorum, saygı ve sevgiyle selamlıyorum.


Bu konferansın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, Konferans yürütme kurulu ve İnternet Teknolojileri Derneği adına teşekkür etmek istiyorum. Başta ev sahibimiz, Bilkent Üniversitesine, sayın rektorumzun sahsında tesekkur ederiz. Sponsorlarımıza, Microsoft, Turkcell, Turksat ve Türk Telekoma, bize destek çıkan Bilişim STK'larına, Bildiri veren, panele katılan, seminer veren, oturum yoneten aktif katılımcılara ve dinleycilere, izleyicilere çok teşekkür ederim. Yerel organizasyonu yapan Bilkent Bilgisayar Klubune ve ORklube teşekkür ederim.


Bu konferans 1995 kasımında Bilkent Universitesinde başlamıştı. Türkiye'ye internet 12 nisan 1993'te gelmişti. 9.6K Bitnet altyapısı ve 19.2'lik yeni internet altyapısı ve 64K'lik yurt dışı hattıyla sıkıntılı 2 yıl geçirmiştik. Tr-Net ekibi ile TT anlaşamamış, daha doğrusu ODTÜ ile TUBITAK anlaşamamış, TT devletden yatırım izni koparamış, üniversiteler birbirine girmeye başladığı bir noktada, “gelin bir masa etrafında” toplanalim, sorunlarımıza çare arayalım fikri ortaya atıldı. Önce kimse farketmedi, bir panel sonrasında tekrar ortaya atılınca fikir sıcak karşılandı. Epey uğraştıktan sonra, Bilkente ilk konferansta anlaştık. Bu arada TT Turnet ihalelesine çıkmıştı. Bilkent ve Bogaziçi kendi yurt dışı hatlarını almaya çalışıyordu. TT o zaman anlı şanli bir tekeldi. Bu iki hattı, ihale sonuçlanana kadar bağlamadı.


Bu geri planla biz ilk konferansı Bilkentte yaptık. ilk gün Bilkentin 800 kişilik Konser salonunda, ikinci günde Mithat Çoruh anfisi ve dersliklerde yaptık, ve 2 günde salonlara sığamadık. Ortalıkta heyacan, merak, beklenti vardı. Turnet ihalesi bir gün once bitmişti, konferansta açıklacaktı. Konferans, o gün İnternetle ilgili tüm kesimleri bir araya getirdi. Amacımız, Türkiye İnternetine ivme vermekti. Bilgi ve deneyim paylaşımı sağlamak, sorunlara çozüm aramaktı. Toplumun ve siyasetin dikkatini çekmekti. Bu konferans dizisi Ankara-istanbul arasında gitti geldi, askeri müzede kaldı Birkaç yıl, simdi tekrar Üniversitelere dondu. Bu konferans dizisinde siyasetin ve kamunun ağırlığı ile iş dünyası arasında dengelemeye çalıştık. Bu gün bu konferansın, hala, internetle ilgilenenlerin buluşma noktası, sorunların tartışıldığı bir platform, ortak aklın arandığı bir ortam olmasını arzuluyoruz. Bu konferansın, internet konusunda, topluma Entelektüel liderlik etmesi arzumuzdan ve çabamızdan vazgeçmedik.


Bu konferans dizisi Türkiye'de bu yonde pek çok çabaya vesile oldu, katkı verdi.

Şu anda kapatılan İnternet Kurulu, Türkiye İnternetinin onüne açmak için oluşturulmuş, katılımcı bir ortak akıl platformu idi. Necdet Menzir'in Bakanlığında kurulmuştu. İnternet Kurulu, geniş kitelelere İnterneti anlatmaya, Anadoluda her ilde yapılan etkinliklerle, bir çeşit İnternet Bayramı yapmaya çalışan ve 2 hafta sürdüğümüz, Internet Haftasını başlattı. Internet Kurulunun kapanması üzerine, Bilişim STK'ları olarak İnternet haftasını sürdürüyoruz. 1998 yılında, bu salonda “Kamu Bilgisayar Ağları – kamunet” konferansını yaptık. Bunun arkasından Kamunet Üst Kurulu kuruldu. Bugünkü e-devlet calişmalarının nüvesini attı ve ivme vermeye çalıştı. Internet Konferansının en büyük türevi ise Akademik Bilşim Konferanslarıdır. 1999'da ODTÜ'de başlayan Akademik Bilişim Konferans dizisi, her yıl bir Anadolu şehrinde yapılmaktadır. ODTÜ'den sonra Isparta, Samsun, Konya, Adana, Trabzon, GaziAntep, Denizli ve Kütahya'da yapıldı.


Biz İnterneti Nasıl Algılıyoruz


İnsanlık, sanayi otesi yeni bir toplum biçimine geçişin sancılarını çekiyor. Adına İnformation Society, Knowledge Society, Knowledge Based Economy, Knowledge Driven Economy gibi ifadelerle belirtmeye çalıştığımız bu değişimi İnternet sembolize ediyor. Sanayi devrimi insanın kol güçünü çokladı, onun etkin kullanımı mümkün kıldı. İnternetin temsil ettiği Bilişim devrimi ise insanın beyin gücünü çokluyor, onun ürünlerin paylaşılmasını, yeniden üretilmesini kolaylaştırıyor. Bilgi teknolojileri bilimle bir sarmal içinde birbirini tetikleyerek gelişiyor. İnternet Bilgi Toplumun taşıyıcısı, on modeli, katalizoru konumunda. Bireyi ozgürleştiiryor, güçlendiriyor. Hiyarşiik yapıları kırmaya başlıyor. Bu değişimler koklü değişimlerdir. Nasıl sanayi devrimi sancılı olduysa, Bilgi Tolumun donüşüm uzun ve sancılı olacaktır. 1997'de TCP/IP'yi tasarlayan Cerf'u inet-tr için Türkiye'ye çağırmıştık. Gelemedi, ama gonderdigi mesajda kısaca diyordu ki, “Internetin ne yonde gelişecegi konusunda hic birimizin bir fikri yok”. O nedenle Google, Youtube'u, facebook'u tahmin edemiyoruz; youtube'u kuranlardan biri 2 sene sonra vazgeçiyor, ondan 1 yıl sonra milyar dolara satılıyor.


Internet ve Bilgi Toplumları çabaları tüm ülkeleri sardı, uluslarası kuruluşlarda işin içinde. sürekli programlar çıkıyor, raporlar yayınlanıyor, uluslarası yeni yapılar kurulmaya çalışıyor. tabii ki eşit olmayan bir gelişme soz konusu.


Dünya Nerede, Türkiye Nereye Gidiyor ?


Internetin boyutları konusunda Birkaç rakam verirsek: 1.25 milyar insan İnternet kullanıcısı. İnternete kayıtlı bilgisayar sayısı 490M. 140M web. 100M uluslarası, 30M kadarda ulusal alan adları var. Blog sayısının 100M'a yaklastigini, Vido sayisin 100M'u astigini, webteki sayfa sayısınında çoktan 20 Milyarı aştığını soyleyebiliriz. Turkiyeye gelince 15-16 milyon civarinda kullanıcı oldugunu düşünüyoruz. TUIK bir kere anket yaptı. TUBITAK nufusu 20 bin ustundekı yerlerde anket yapmisti durdu. Internete kayitli bilgisayar 2 milyon rapor edildi. .TR altinda 140 bin alan adi var. Yurt disinda da 650 bin civarinda var. Yurt içinde ve disinda blog ya da web sayfasi olanlarin 1 milyona yaklastigini tahmin ediyoruz. Kabaca değerlendirirsek, dünya ortalaması yakalamış durumdayız. Ama, avrupa ortalamasını yaklayamadık. Bulgaristan ve Romanyada da bazı alanlarda bizi gecmeye basladı. Son OECD raporuda pek parlak değil.


Uluslarası indekslere bakarsak, ortalarda bir yerlerde oyalanıyoruz. İlk indekslerde 55 ülke arasında 44 sırada idik. 2007 economist e-readiness indeksinde 69 ulke arasinda 42'ye yükseldik. Bazı e-devlet gostergelerinde biraz daha iyiyiz. Ama, innovasyon indeksinde 80 ülke arasında 56 sıradayız. Insani gelisme indeksinde ise 192 ülke arasında 80-90 aralıgında duruyoruz.


Bardagın dolu tarafında okulları, tamamen degil ama, büyük olçüde internete bağladık. Finans sektorümüz internet işinde oldukça başarılı, Maliye, Saglik, Adalet sisteminde onemli projeler var. Büyük ozel sektor interneti oldukca iyi kullanıyor. Universitelerimiz, internetle yasamaya alisti; sureç işliyor.

Bir Bilgi Toplumu stratejimiz var, Bakanları kapsayan bir icra kurulumuz var, hatta bilim ve teknolojiden sorumlu bir devlet bakanımız da var.


Türkiye Gemisi Rotasını Bilgi Toplumuna henüz dündürmedi!


Tüm bunlara rağmen, ülkemizde sistematik, kapsamlı bir Bilgi Topluma yoneliş olduğunu soylemek mümkün degil. Türkiye gemisinin rotasını bilgi toplumuna dondürecek boyutta yapılanma, program, ve çaba yok. En başta, siyasal sahiplenme olduğunu soylemek zor. Bilişime sahip çıkma iddiasında olan çok, ama bunu hayata geçirecek yapılanma, proje ve çabayla destekleyecek bakanlık yok. Vaktinin yüzde 10'unu buna ayıran bakan, müsteşar ve genel müdür düzeyinde kimse yok. Bilgi Toplumu çalışmalarını koordine edecek kapasitede bir yapılanma yok. Bilgi Toplumu dairesi yetişemiyor. Sivil toplumu, ozel sektorü, üniverisiteyi ve basını işin içine çekecek bir kadro yok. Mevcut, Bilgi Toplumu Stratejisi ve eylem plani aslında, e-devlet programıdır. Emek yogun bir ekonomiyi ve kırsal ağırlıklı bir toplumu, bilgi yoğun bir ekonomi ve toplumsal yapıya donüştürmeyi hedeflemiyor. Koordinasyonun DPT'de oluşu bunun bir yatırım koordinasyonu olarak algılanmasının sonucudur. Farklı disiplinlerden uzmanları barındıran, esnek, bağımsız, inisiyatif alabilen bir yapı gerekirdi.


Konferansta 3 gun, 4 paralel salonda yapılacak Konferansta 10 eğitim semineri, 9 Panel/çalışma grubu ve 18 bildiri oturumu var. Paneller, güncel sorunlara ve yer yer kanayan yaralara dikkati çekmek için yapılıyor.

4 Panele işaret ederek konuşmamı tamamlayacağım. Bugün son oturumda benim ısrarla “Sansür” dediğim 5651 nolu yasayı ve yansımalarını tartışacağız. Yaklaşık bir yıl once, cocuk pornosu haberleri gundeme dusmeye basladı. Abartılarak, toplum adeta kosullandırıldı. Adalat Bakanlıgında var olan yasa çalışmaları, “temiz internet” soylemiyle, ulaştırma bakanlığınca, yeni bir biçime konarak hızlıca yasalaştırıldı. Yonetmelikleri bitmek üzere. İnternet, çozümü zor olan yeni sorunlar oluşturdu. Bunların birazının çozümünü kimse bilmiyor, bazıları için Uluslar arası mekanizmaların kurulması gerekiyor . Bu sorunlarla tüm dünya ugrasiyor. Türkiye bir kırılma noktasında. Bireyi ve ozgürlikleri mi esas alacak, yoksa yasakci bir bakış acısını temel alacak. Batı, bu sorunları bireyi esas alarak, isbirlikci co-regulasyon yapıları ile, egitimle çozmeye çalışıyor; Türkiye ise yasakçı bir bakış açısını seçerek, ceza kanunuyla sorunu çozmeye çalışıyor. Yasanın yapılış biçimi ve hızı İnternetin ortaya çıkardığı felsefeye aykırı. Devlet, bürokratik bir kadroya, kagıt üzerinde dar bir konuda, mahkeme kararı olmadan internete sansür koyma yetkisi veriyor. Bu Avrupa Birligi normuna, ozgürlükçü bakış açısına uymuyor. Devletin, vatandaşlar adına, neyin mustehcen olduguna karar vermesi, demokaratik bir ülkede sansür olarak adlandırılır. Devletin okullarda buna karar vermesi doğal olabilir.


Bu konuda dikkati çeken bir gariplik, Bilgi Toplumu Dairesinin 5 kisiyle baslarken, TK içinde Sansür dairesin 90 kisiyle baslaması. TK 'nın ana işi olan serbestleme ve düzenleme dışında, e-imza, telefon dinleme ve interneti sansürleme işlerini üzerine almasıdir.


İkinci onemli panelimiz, e-devlet kapısı ve e-devlet uygulamalarıdır. E-devlet kapısı, bakanlar kurulu karairıyla, ozellesecek olan TT'ye verildi. TT ozellesince, uzun bir donem beklemeden sonra, bir uydu şirketi olan Türksat e-devlet kapısını kucağında buldu. Kapının 2006 içinde açılması gerekiyordu. Henüz açılmadı. Panelde son durumu ogrenme sansımız olacak.


Cumartesi gunu 3G panelinde işin zorlukları, getirisi ve gotürüsünü tartışacağız. Daha sonraki serbestleşme Paneli ise internet ve Telekom sektorünün kanayan yarasını bir kere daha masaya yatıracaktır. Türkiye TT satışından gelecek paraya odaklandı, ve ana meselenin serbest ve adil bir pazar oldugu gercegini atladı. TK cok gec kuruldu, ve maalesef ana gorevini henuz yapamadı. Serbestlesmenin basarısını olçen bir indeks, pazara yeni giren oyuncuların toplam pazar payıdır. Bu Türkiyede henüz %2 ulasmaya çalışıyor. Güçlü bir hakim operatorün oldugu almanyada %10 civarında. Rekabet Kurumu, TT'nin ozellesmesine izin verirken, kablo altyapısının alternatif bir telekom altyapısı olduguna isaret etti. TK'nin kablo oparatorlerine lisans vermesin ardından, kablo, tabir caizse devletlestirildi, mahkemelik oldu. Kablo-ıinternet dünyada genişbantın onemli bir sağlayıcısı olmasına ragmen, Turkiye'de kablonun liberallesmesinin bir takvimi bile yok. Türk telekom kamu tarafından hala bir rekabet ustu bir kamu sirketi olarak algılanıyor. Rekabet Kurumu ile TK arasında yetki karmasasi var. 2004 basinda TT'nin tekeli kalktı ama fiili tekel, büyük olçüde devam ediyor.


Konferansın son paneli Bilgi Toplumu Bakanlıgı ve yazılım sektoru başlığını tasıyor. Turkiyeyi Bilgi Toplumuna tasiyacak yapılanmayı ve yazılım sektorunu bunun nasıl motoru yapacagımızı siyasetciler ve STK arasında konuasacagız.

Bilgi Toplumu hedefine ulaşmada Bilişim olmazsa olmaz bir on koşul, ama hayatın tüm boyutların değişmesi soz konusu. Bilim, teknoloji, inovasyon, kültür, tarım, sanayi , kalkınma politikalarının birbiriyle uyumlu olması gerekir. Bu konularda ekonomistleri, sosyologları da aramıza çekebilmeliyiz.


Biz, İnterneti çok onemsiyoruz. Bu konferanslarıda genelde interneti, ozelde Türkiye interneti tartışacak, toplumun gündemine koyacak, ve ülkemizin gelişmesine katkı verecek bir platform, ortak akıl için bir ortam olarak tutmaya çalısıyoruz, çalışacagız. İnternet konfernası içinde, bir kamunet konferansı yapmak, ülkenin Bilgi Toplumu ve e-devlet çabalarının gozden geçirileceği, geri besleme yapılacagı bir dost ortamı yapmak istiyoruz.


Bunda bugune kadar istediğimiz başarıyı elde edemedik ama Bu davet bizim!


Katkı veren herkese tekrar teşekkür eder, başarılar dilerim


http://inet-tr.org.tr/inetconf12/inet07-acilis.html