inet-tr08

inet-tr'08 Açılıs Konusması

Mustafa Akgül


Sayın Konuklar, sayın katılımcılar, Sayın basın mensupları, ve bizi internetden izleyen netdaşlarım, hepinize İnternet Konferansı açılış törenine hoş geldiniz diyorum, saygı ve sevgiyle selamlıyorum.


Bu konferansın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, Konferans Yürütme Kurulu ve İnternet Teknolojileri Derneği adına teşekkür etmek istiyorum. Başta ev sahibimiz, ODTÜ'ye sayın rektörümüzün sahsında teşekkür ederiz. Sponsorlarımıza, Turkcell veTurksat'a bize destek çıkan Bilişim STK'larına, Bildiri veren, panele katılan, seminer veren, oturum yöneten aktif katılımcılara ve dinleyicilere, izleyicilere çok teşekkür ederim. Yerel organizasyonu yapan Bilgi İşlem çalışanlarına ve gönüllülerine de çok teşekkür ederiz.


Bu konferans fikri Türkiye İnternetinin karanlık günlerinde, yurt dışının 64K, iç hatların 9.6 veya 19.2K olduğu günlerde, daha 2 Mbitlik omurga hayal edilirken, ortaya çıkan çalkantıyı azaltmak, paydaşları bir masa etrafında toplamak, ve ortak akıl oluşturmak amacıyla 1995 baharında ortaya atılmıştı . Epey uğraştıktan sonra, Bilkente ilk konferansta anlaştık. Bu arada TT Turnet ihalelesine çıkmıştı. Bilkent ve Boğaziçi kendi yurt dışı hatlarını almaya çalışıyordu. TT o zaman anlı şanlı bir tekeldi. Bu iki hattı, ihale sonuçlanana kadar bağlamadı.


Bu geri planla biz ilk konferansı Bilkentte yaptık. ilk gün Bilkentin 800 kişilik Konser salonu dolmuştu. İlk konferans, o gün İnternetle ilgili tüm kesimleri bir araya getirdi. Amacımız, Türkiye İnternetine ivme vermekti. Bilgi ve deneyim paylaşımı sağlamak, sorunlara çozüm aramaktı. Toplumun ve siyasetin dikkatini çekmekti. Bu konferans dizisi Ankara-İstanbul arasında gitti geldi, askeri müzede kaldı birkaç yıl, şimdi tekrar Üniversitelere döndü. Bu konferans dizisinde, siyasetin ve kamu ile iş dünyası arasındaki ağırlığı dengelemeye çalıştık. Bu gün bu konferansın, hala, internetle ilgilenenlerin buluşma noktası, sorunların tartışıldığı bir platform, ortak aklın arandığı bir ortam olmasını arzuluyoruz. Bu konferansın, internet konusunda, topluma entelektüel liderlik etmesi arzumuzdan ve çabamızdan vazgeçmedik. Bu konferans dizisi Türkiye'de bu yönde pek çok çabaya vesile oldu, katkı verdi. Akademik Bilişim Konferansları, Kamunet Konferansı, İnternet Kurulu ve İnternet Haftası bunların arasında. 1997'de bu kongre merkezini inet-tr ile açmıştık, hatta Kemal Kurdaş salonu henüz bitmemişti. O toplantıda, İnternet Kurulunun kuruluşu Necdet Menzir tarafından açıklanmıştı.

İnterneti Nasıl Algılamalı ?


Bugün internet modern yaşamın doğal bir parçası haline gelmiş, ve yaşamın pek çok boyutunu köklü olarak değiştirmeye başlamıştır. Bu konferansı düzenleyenler olarak, interneti, insanlığın yeni toplum biçimi olduğunu düşündüğümüz, Bilgi Toplumunu oluşturan araç ve kavramların temsilcisi olarak görüyoruz. Sanayi devrimi insanın kol gücünü çokladı, onun etkin kullanımını mümkün kıldı. İnternetin temsil ettiği devrim ise, insanın beyin gücünü çokluyor, onun ürünlerinin paylaşılmasını, yeniden üretilmesini kolaylaştırıyor. Bilgi teknolojileri bilimle bir sarmal içinde birbirini tetikleyerek gelişiyor. İnternet Bilgi Toplumun taşıyıcısı, ön modeli, katalizörü konumunda. Bireyi özgürleştiriyor, güçlendiriyor. Hiyarşik yapıları kırmaya başlıyor. Bu değişimler köklü değişimlerdir. Nasıl sanayi devrimi sancılı olduysa, Bilgi Toplumuna dönüşüm de uzun ve sancılı olacaktır.


Internet ve Bilgi Toplumu çabaları tüm ülkeleri sardı, uluslarası kuruluşlar da işin içinde. Sürekli yeni programlar çıkıyor, raporlar yayınlanıyor, uluslarası yeni yapılar kurulmaya çalışılıyor. Tabii ki eşit olmayan bir gelişme söz konusu.


Dünya Nerede, Türkiye Nereye Gidiyor ?


Internetin boyutları konusunda bir kaç rakam verirsek: 1.5 milyara yakın insan internet kullanıcısı. İnternete kayıtlı bilgisayar sayısı 570M. 74'u aktif 185 M web var. 105M uluslarası, 35M kadar da ulusal alan adları var. Blog ve video sayısın yüz milyonlar ölçüsünde olduğunu biliyoruz. Google artık sayfa sayısı vermiyor, ama rakibi cuil.com 124 Milyar sayfayı indekslediğini söylüyor. Türkiye'ye gelince 26 milyon civarında kullanıcı olduğunu düşünüyoruz. İnternet kullanım istatistikleri ciddi bir sayısal bölünmeyi ifade ediyor. Kırsal kesimde kadınlar pratik olarak internet kullanmıyor, toplam kullanım da %8 seviyesinde. Yurttaşların %30 interneti hiç duymamış. Internete kayıtlı bilgisayar 2.7 milyon rapor edildi. .TR altinda 180 bin alan adı var. Yurt dışında da 770 bin civarında var. Yurt içinde ve dışında blog ya da web sayfası olanların milyonu aştığını tahmin ediyoruz. Kabaca değerlendirirsek; dünya ortalamasını yakaladık ama, Avrupa ortalamasını yakalayamadık. Bulgaristan ve Romanya da bazı alanlarda bizi geçmeye basladı. Son OECD genişband raporunda ya sonuncu yada sondan 2. konumundayız.


Uluslarası indekslere bakarsak, ortalarda bir yerlerde oyalanıyoruz. İlk indekslerde 55 ülke arasında 44 sırada idik. economist e-readiness indeksinde 67 ulke arasinda 43.yüz. Dünya Ekonomik Forumunda ise 127 ülke arasında 55. Birleşmiş Milletler e-governance raporunda 56'dan 76'ya düştük. Bazı e-devlet göstergelerinde biraz daha iyiyiz. Ama, innovasyon indeksinde 80 ülke arasında 56. sıradayız. Insani gelişme indeksinde ise 192 ülke arasında 80-90 aralığında duruyoruz. Toplumsal cinsiyet indeksinde 120/190 civarındayız.


Bardağın dolu tarafında, e-devlet kapısını 2 yıllık bir gecikmeyle de olsa açtık. 3G ihalesini yaptık. Toplum pek farkında olmasa da 2006-2010 kapsayan Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı var. 2004'de hedeflediğimiz tüm okulları genişbantla internete bağlama işini galiba bu sıralar bitiriyoruz. Finans sektorümüz internet işinde oldukça başarılı, Maliye, Sağlık, Adalet sisteminde önemli projeler var. Büyük özel sektör interneti oldukca iyi kullanıyor. Üniversitelerimiz, internetle yaşamaya alıştı; süreç işliyor. Bakanları kapsayan bir icra kurulumuz var, hatta bilim ve teknolojiden sorumlu bir devlet bakanımız da var.


Türkiye Gemisi Rotasını Bilgi Toplumuna henüz dündüremedi!


Tüm bunlara rağmen, ülkemizde sistematik, kapsamlı bir Bilgi Topluma yöneliş olduğunu söylemek mümkün değil. Türkiye gemisinin rotasını bilgi toplumuna döndürecek boyutta yapılanma, program, ve çaba yok. En başta, siyasal sahiplenme ve örgütlenme olduğunu söylemek zor. Vaktinin yüzde 10'unu buna ayıran bakan, müsteşar ve genel müdür düzeyinde kimse yok. Bilgi Toplumu çalışmalarını koordine edecek kapasitede bir yapılanma yok.Yapılanma olarak, Bilgi Toplumu, Başbakanlık e-devlet grubu, Türksat, yeni Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı adını alan Telekomunikasyon Kurumu var. İcra Kurulunun dışında bir de Bilim ve Teknolojiden sorumlu Devlet Bakanı var. Bunun bir Parlamento ayağı yok. Sivil toplumu, özel sektörü, üniversiteyi ve basını işin içine çekecek bir kadro yok.


Mevcut, Bilgi Toplumu Stratejisi ve eylem planı aslında, e-devlet programıdır. Emek yoğun bir ekonomiyi ve kırsal ağırlıklı bir toplumu, bilgi yoğun bir ekonomi ve toplumsal yapıya dönüştürmeyi hedeflemiyor. Farklı disiplinlerden uzmanları barındıran, esnek, bağımsız, inisiyatif alabilen bir yapı gerekirdi. Türkiye'yi Bilgi Toplumuna taşıyacak kadroları yetiştirme planımız ve var olan kadroları kamuda tutacak insan kaynakları politikalarımız sorunlu. Serbestleşme ağır aksak ilerliyor. Kablonun genişbant içinde payı henüz çok küçük. Serbestleşmede ana kriter, serbestleşme ile pazara giren operatörlerin pazar payıdır. Bu Almanya'da %40'larda. Bizde %5 civarında.


Konferans 2 gün, 4 paralel salonda yapılacak Bu yıl ilk defa konferans öncesi seminerler ve yeni kurulan üniversitelere yönelik bir çalıştay yaptık. Konferansta 18 eğitim semineri, 4 panel, 3 çalıştay, 1 forum ve 47 bildiri var. Bu yıl öne çıkan konular “internet ve demokrasi”, e-cevre, e-devlet ve internet yasakları konuları oldu. Paneller, güncel sorunlara ve yer yer kanayan yaralara dikkati çekmek için yapılıyor.


4 Panele/çalıştaya işaret ederek konuşmamı tamamlayacağım. Bugün son oturumda “internet ve demokrasiyi”, daha doğrusu interneti kullarak demokrasimizi nasıl geliştiririzi siyasi parti temsilcileriyle konuşacağız. Yarın sabah'tan e-çevre adıyla interneti çevre için nasıl kullanabileceğimizi araştıran 2 oturumluk çalıştay yapılacak. Yeni açılan e-devlet kapısını ve e-devlet hizmetlerini yurttaşların değerlendireceği e-devlet forumu yapılacak. Yarın öğleden sonra İnternet yasaklarını enine boyuna tartışacağız.


İnternet Yasakları şu anda Türkiye İnternetinin kanayan yarasıdır. Türkiye adeta İnternete savaş açmış, ona kendi kurallarını empoze etmeye çalışan bir ülke görüntüsü veriyor. Yasakları düşününce benim aklıma “Donkişot”, “Devekuşu” ve “Harakiri” geliyor. İnterneti kavrayamamış, ondan korkan, internetdeki “zararlı” içeriği temizleme iddiasında bir ülke görüntüsü veriyoruz. Dünya internetini kendi başına zapturapt altına alma çabası, başarısız olmaya mahkumdur. Yasaklamalr, yurttaşları yasağı delmeye iten bir ortam yaratıyor. Zaten tüm dünyanın kolayca erişebildiği nesneleri, yasakladık diye kendimizi kandırıyoruz. Bu yaptığımızın kütüphane yasaklamaktan farklı bir şey olmadığını, bunun adının sansür olduğunu toplum olarak ne zaman anlayacağız? Bu yasaklar, evrensel hukuk, anayasa, AHIM ve hatta 5651/9 a da pek çok halde aykırı. Bir makalede hakaret içeren bir paragraf yüzünden 3,5 milyon kişinin günlüğünü yasaklayarak 70 milyon kullanıcıyı da cezalandırmanın neresi adil olabilir ? Bu nasıl hukuki olabilir? Teknik olarak o kişinin günlüğünü yasaklamak çok kolay ve masrafsızken, tek bir nesneye erişimi engellemenin, belki biraz masraf ile mümkün olduğu halde, ısrarla milyonlarca nesneyi içeren webi yasaklamak kendimize zarar vermek değil mi? Yasaklar oturumunda uzun uzun bu konuyu konuşacağız. Türkiye'yi Bilgi Toplumuna taşımakla görevli Bilgi Toplumu Dairesi 5 kişiyle başlarken, TK içinde Sansür dairesinin 90 kişiyle başlaması hatanın nerede olduğunu gösteriyor kanısındayım.

Biz, İnterneti çok önemsiyoruz. Bu konferansları da genelde interneti, özelde Türkiye interneti tartışacak, toplumun gündemine koyacak, ve ülkemizin gelişmesine katkı verecek bir platform, ortak akıl için bir ortam olarak tutmaya çalısıyoruz, çalışacağız. İnternet konferansı içinde, internetin çeşitli konulara odaklanan mini konferanslar yapmak, ülkenin Bilgi Toplumu ve e-devlet çabalarının gözden geçirileceği, geri besleme yapılacağı bir dost ortamı yapmak istiyoruz.


Bunda bugüne kadar istediğimiz başarıyı elde edemedik ama bu davet bizim!


Katkı veren herkese tekrar teşekkür eder, başarılar dilerim


http://inet-tr.org.tr/inetconf13/inet08-acilis.doc