TitleE-Tüketici ve Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması
Author(s)Author #1
Name: BETÜL TİRYAKİ
Org: BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
Country: Turkey
Email: btiryaki__at__baskent.edu.tr

Other Author(s)
KeywordsTÜKETİCİ, E-TÜKETİCİ, MESAFELİ SÖZLEŞMELER
AbstractE-TÜKETİCİ ve MESAFELİ SÖZLEŞMELERDE TÜKETİCİNİN KORUNMASI
TKHK, kapsamı itibariyle tüketicilerin taraf olduğu her türlü hukuki işlemi değil, sadece tüketici işlemlerini kapsamaktadır. Kanunun 3. maddesinde, tüketici işlemi mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlem olarak tanımlanmaktadır (TKHK m. 3/h). Buna göre, TKHKnın kapsamı tüketicilerin taraf olduğu sözleşmelerle kısıtlı bulunmaktadır. Mal ve hizmet arzına yönelik bir sözleşmenin kanun hükümleri kapsamında değerlendirilmesi ve tüketicilere tanınmış olan hükümlerin uygulanabilmesi için, öncelikle bir tüketici sözleşmesinin bulunması gerekir.
TKHKya göre tüketici, bir mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişidir. Kanunun yaptığı tüketici tanımından yola çıkarak tüketici sözleşmesini de şu şekilde tanımlayabiliriz; tüketicinin özel amaçlarını gerçekleştirmek üzere giriştiği sözleşmelerdir. Bunlar, parayla ölçülebilir bir bedel karşılığı mal veya hizmet arzını amaçlayan, taraflarından birinin tüketici olduğu, tüketicinin sözkonusu bir malın mülkiyetini veya kullanım hakkını devraldığı ya da bir hizmetten yararlandığı sözleşmelerdir.
Tüketici hukuku kapsamında, sözleşmenin bir tarafını diğer tarafa göre daha ön planda tutan ve sözleşmenin zayıf tarafını koruyan özel nitelikli kurallar yer almaktadır. Bu kuralların maddi anlamda uygulama alanına hangi sözleşmelerin dahil olacağı, tüketici sözleşmelerinin ayırıcı özelliklerinin ortaya konması suretiyle tespit edilebilir. Tüketici sözleşmelerinin ayırıcı özellikleri şunlardır:
a. İvaz karşılığı mal ve hizmet arzını amaçlayan bir sözleşmenin varlığı gerekir.
b. Her türlü hukuki işlem olabilir, sözleşmenin çeşidi ve niteliği önem taşımaz.
c. Sözleşmenin taraflarından birinin tüketici, diğer tarafın ise mesleki faaliyeti gereği piyasaya mal veya hizmet arz eden kişi olması gerekir.
d. Tüketicinin mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinmesi, kullanması veya yararlanması gerekir.
e. Sözleşme konusunun taşınır mal, konut ve tatil amaçlı taşınmaz mal veya elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzer gayri maddi mallar ya da hizmetler olması gerekir.
Tüketici sözleşmesinin konusu, onu diğer sözleşme tiplerinden ayırt eden özelliklerin başında gelir. Tüketici sözleşmelerinin konusunu, TKHKda tanımlanmış olan mal ve hizmetler oluşturmaktadır.
Tüketicinin yaptığı sözleşmenin amacı, özel ihtiyaçların karşılanması olmalıdır. Bir malın aynen veya değiştirilerek yeniden satışı veya bir malın üretiminde hammadde ya da ara mal olarak kullanılması amacını taşıyan sözleşmelerde, ne taraflar tüketici olarak ne de sözleşme tüketici sözleşmesi olarak kabul edilecektir.
E-Tüketici ise, elektronik sözleşmeler ile mal ve hizmeti temin eden tüketicidir. Diğer bir deyişle, e-tüketici, tüketici tanımının bir alt kavramı olarak düşünülebilir. Üreticiler, tüketiciler ve kamu kurumları ile diğer organizasyonlar arasında internet faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılandırılmış elektronik araçlar (Elektronik posta ve mesajlar, elektronik bülten panoları, WWW teknolojisi, akıllı kartlar, elektronik fon transferi, elektronik veri değişimi vb.) üzerinden gerçekleştiren gerçek ya da tüzel kişiler e-tüketici olarak kabul edilebilirler.

TKHKun kapsam alanı bakımından tüketici sözleşmelerinin ayırt edici nitelikleri E-Tüketicinin taraf olduğu elektronik sözleşmeler bakımından da aranmaktadır. Bununla beraber, elektronik tüketici sözleşmelerin diğer tüketici sözleşmelerine nazaran bazı özellikleri taşıması gerekmektedir. Kanun, bu tür sözleşmeler için Mesafeli Sözleşmeler ifadesi kullanmaktadır.
Ülkemizde çağdaş anlamda tüketicinin korunması son yirmi yılda önem kazanarak 1995te doğrudan kanuni düzenlemeye kavuşturulan bir konudur. 8 Eylül 1995 tarihinde yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketiciyi korumaya yönelik dağınık mevzuatı biraraya toplama ve Avrupa Birliği mevzuatı ile uyum açısından atılmış önemli adımlardan biridir. Bununla birlikte, sosyal ve ekonomik alanda yaşanan gelişmelere paralel olarak tüketicinin korunması konusundaki ihtiyaçlar artış göstermektedir. Teknolojik gelişmeler sonucu mal ve hizmetlerin çeşit ve kalitesinde oluşan farklılıklar, mal ve hizmetlerle ilgili verilen teknik bilgilerin yetersizliği, kalitenin düşük olması, satış sonrası servis hizmetlerinin eksikliği, yanıltıcı reklamlar, insan sağlığına ve güvenliğine aykırı mal ve hizmetlerin üretilmesi ve ayıplı mallar ve hizmetler gibi pek çok sorun hem tüketicileri hem de ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bütün bu gelişmelere teknolojik ilerlemelerin sonucu olarak, bilinen satış tekniklerinden farklı (özellikle elektronik ticaret yoluyla) usullerin uygulanmaya başlamasını da eklersek, tüketicinin korunma ihtiyacı eskiden olduğundan da fazla artmış görünmektedir.
İşte yaşanan bu gelişmeler Avrupa Birliği mevzuatında e-ticarette de tüketicinin korunması yönünde düzenlemelere vücut vermiş, 20 Mayıs 1997 tarihli 97/7 sayılı Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması Direktifi (EU Directive 97/7 On The Protection of Consumers in Relation to Distance Contracts) bu alanda atılan önemli bir adım olmuştur. Direktife göre, satıcı, sözleşme kurulmadan önce belli konularda tüketiciye ayrıntılı bilgi vermeli ve bunu yazılı olarak göndermelidir. Malların veya hizmetlerin niteliğine, ödeme miktar ve koşullarına, icap ve fiyatın geçerli olacağı süreye, teslimin yapılış şekline, ödenecekse posta teslim bedeline ve tüketicinin sözleşmeyi feshetme koşullarına ilişkin bilgiler örnek olarak verilebilir. Bu bildirimde, satıcı ve sağlayıcının açık kimliğinin ve adresinin bulunması gerekmektedir. Tüketici, 7 gün içinde cezai şart veya başka her hangi bir ad altında ödeme yapmak zorunda kalmaksızın geri alma, diğer bir deyişle sözleşmeyi yapmama konusunda hakkı kullanabilir. Birinci halde sözü edilen bilgiler tüketiciye yazılı olarak verilmezse geri alma süresi 3 aydır. Sözleşme kurulduktan sonra en geç 30 gün içinde mal teslim edilmeli, hizmet sunumu gerçekleşmelidir.
Ülkemizde de sözü edilen gelişmeler karşısında yetersiz kalan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 4822 sayılı kanunla değiştirilerek, bu alanda Avrupa Birliği mevzuatı ile uyum amacıyla olumlu adım atılmış, Kanunun 9/A maddesinde konu Mesafeli Sözleşmeler başlığı altında düzenlemeye kavuşturulmuş ve AB ilgili direktifi örnek alınarak Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmıştır. Değişiklik öncesinde kapıdan satış olarak nitelendirilmesi gerekip gerekmediği yönünde tartışmalara konu olan elektronik ortamda yapılan bu tür satışlar böylece ayrı bir düzenlemeye kavuşmuştur. Oysa, mesafeli sözleşmeler, kapıdan satışlardan oldukça farklıdır. Kapıdan satışlarda, tüketici aniden satıcı veya temsilcisini görür ve istemeden bireysel sözleşme görüşmesine geçer. Mesafeli sözleşmelerde ise, tüketici isterse iletişim araçları ile gönderilen reklama aldırış etmeyebilir, internete girmeyebilir. Bununla beraber mesafeli satışlarda tüketicinin aldatılma riski daha fazladır. Çünkü tüketici genelde bedeli peşin öder ve ürünü sonradan alır. Üründe bir ayıp ortaya çıkması halinde, bedelin iadesi ve malın satıcıya gönderilmesi güç olmakta, hatta bazen satıcı adresinde bulunamamakta, firmanın mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. TKHKda bu konuda özel hüküm yok iken kıyasen geri alma hakkının kullanılması kabul ediliyordu.
Mesafeli satışları diğer tüketici sözleşmelerinden ayırt eden en temel özelliği, sözleşmenin iletişim araçlarının kullanılması yoluyla kurulmasıdır. Önemli olan tüketici ile satıcı veya sağlayıcının karşı karşıya gelmeden sözleşmenin kurulmasıdır. Kullanılan iletişim araçlarına göre mesafeli sözleşmeler sınıflandırılabilir;
a) Yazılı/görsel iletişim araçları kullanılarak yapılan mesafeli sözleşmeler.
Teleks, telefaks, el ilanı, broşür, katalog gibi yazılı iletişim araçlarının tüketiciye gönderilmesi, tüketicinin sipariş ettiği malların kargo, posta yolu ile ona ulaştırılması şeklinde yapılan sözleşmeler, mesafeli sözleşmelerdendir. Yine, TV, teleteks yayınları, video kaydı gibi görsel iletişim araçları yolu ile tüketici ile karşı karşıya gelmeden kurulan sözleşmeler de mesafeli sözleşmelerin bir türüdür.
b) Telefon kullanılarak yapılan mesafeli sözleşmeler.
Özellikle 900lü hatlar ile TVde veya gazetede yayınlanan diğer özel numaraların aranmasıyla mal veya hizmet siparişi alınmakta ise yine bir mesafeli sözleşmeden bahsedilebilir.
c) Elektronik ortamdan yararlanarak (internet üzerinden kurulan) mesafeli sözleşmeler.
Bilgisayar veya internet kullanılarak yapılan mesafeli sözleşmelerde, maddi mal, hizmet, gayri maddi mal temin edilebilir. Digital mallar (veri, yazılım, müzik), (download) indirme yolu ile temin edilebilir. Bu tür ürünler TKHK kapsamındadır. (TKHK m. 3 c)
Mesafeli sözleşmelere özgü gerek TKHKun gerekse Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde tüketiciyi koruyucu olarak getirilen hükümlerin başlıcaları şunlardır:
-Sözleşmenin ifası için süre kararlaştırılmış olması; Sözleşmenin ifası, tüketicinin siparişinin satıcı/sağlayıcıya ulaştığı andan itibaren 30 gündür.
-Tüketiciye cayma hakkının tanınması; kapıdan satışlarda olduğu gibi mesafeli sözleşmelerde de tüketici, malın teslim tarihinden itibaren, hizmet sözkonusu ise, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeden cayabilir. Satıcı/sağlayıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı tarihten itibaren 10 gün içinde sözleşme bedelini, tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi iade etmeli, 20 gün içinde de malı geri almalıdır. Cayma hakkının kullanılmasına ilişkin masraflara sağlayıcı veya tüketici katlanır. (TKHK m.9/A, Yönetmelik m.8)
-Tüketiciyi bilgilendirme yükümü; sözleşmenin kurulması öncesinde satıcı/sağlayıcı, Yönetmeliğin 5. maddesinde sayılan satıcı/sağlayıcının ismi, adresi, sözleşme konusu mal ve hizmetin nitelikleri, fiyatı gibi bilgilerin yeraldığı bilgilendirme formunu tüketiciye vermek suretiyle, açık anlaşılır ve kullanılan iletişim vasıtasına uygun şekilde tüketiciyi bilgilendirir. Tüketici bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme kurulmuş olmaz. Bununla beraber, elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde teyit işlemi yine elektronik ortamda yapılır. Bilgilendirme formunun sözleşme konusu mal tüketiciye ulaşmadan, hizmetler için de en geç sözleşmenin ifasından önce tüketiciye yazılı olarak, elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde ise, tüketici tarafından kullanılabilir ve sürekli olarak erişilebilir başka bir sürekli veri taşıyıcısı ile ulaştırılması gerekir. Yine, mesafeli sözleşmenin bir nüshasının tüketici tarafından kullanılabilir ve sürekli olarak erişilebilir başka bir sürekli veri taşıyıcısı ile tüketiciye teslimi zorunludur. Bu usullere aykırı davrananlar için çeşitli idari para cezaları öngörülmüştür. (Yönetmelik m. 5, 6, 7)
-Mesafeli sözleşmelerde ödeme kredi kartı ve benzeri ödeme kartları ile yapılmışsa, tüketici, rızası dışında ve hukuka aykırı şekilde kartının kullanılması halinde ödeme işleminin iptalini talep edebilir. Kartı çıkaran kuruluş iptalin talebinden itibaren 10 gün içinde ödeme tutarını tüketiciye iade eder. (Yönetmelik m. 10)

Mesafeli sözleşmelerle ilgili olarak getirilen tüm bu koruyucu hükümlere rağmen, Yönetmeliğin kapsamın dışında bırakılan haller oldukça fazladır. Yönetmeliğin 11. maddesine göre, banka ve sigorta ile ilgili, otomatik satış makineleri aracılığıyla kurulan, halka açık jetonlu telefon vasıtasıyla kurulan, açık arttırma yolu ile kurulan, gıda, içecek ve günlük tüketim için tüketicinin evine veya işyerine düzenli olarak sağlanan malların tedariki ile ilgili, sağlayıcının üstlendiği, barınma, yemek tedariki, sportif ve kültürel faaliyetler ve eğlence hizmetlerini özel bir günde veya sürede tedarik etmesine ilişkin hükümler içeren sözleşmelere yönetmelik hükümleri uygulanamaz.

Topics Sosyal
Elektronik İmza
Comments
Submission 102.doc (56KB)
 

 

Powered by OpenConf®
Copyright ©2002-2008 Zakon Group LLC