FACEBOOK’TA NEFRET SÖYLEMİNİN ÜRETİLMESİ VE DOLAŞIMA SOKULMASI (PANEL: YENİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİ)

Eser AYGÜL

Gazi Üniversitesi

eseraygul__AT__gmail.com


Anahtar kelimeler: nefret söylemi, toplumsal paylaşım ağları, Facebook, ötekileştirme


Özet:

Toplumsal paylaşım ağları, gündelik yaşamımıza son yıllarda giren, ancak ortaya çıktığı andan bu yana da kullanıcı sayılarındaki artış itibariyle son derece dikkat çeken yeni bir olgudur. Facebook, dünyada en çok kullanılan toplumsal paylaşım ağlarından birisidir. Gerek dünyada gerekse Türkiye’de milyonlarca kullanıcıya sahip olan Facebook aracılığıyla bireyler veya topluluklar, kendilerini diledikleri gibi ifade edebilmekte, yeni arkadaşlıklar/ilişkiler kurabilmekte, merak ettikleri kişi veya grupları takip edip onlarla istediği şekilde iletişim kurabilmektedir. Ancak, bireylerin benzeşleri ile daha rahat iletişim kurup birlikte hareketini kolaylaştıran bu yeni mecra, acaba birey ya da toplulukların “öteki” ile ilişkilerini nasıl etkilemektedir?

Temelde bir dışlama pratiğine işaret eden “ötekilik”, en yalın haliyle bireysel düzeyde “ben olmayan”, toplumsal düzeyde ise, “biz olmayan”dır (Yanıkkaya, 2009:24). Kişinin kendisini algıladığı, konumlandırdığı ve kendisini ait hissedip-tanımladığı yere göre kendisisinden farklı olan, “ötekiler” değişmektedir. Ancak, kimi zaman bu konumlandırmada kişi, önyargılar, ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi nedenlerle kendisinden farklı
olandan nefret edebilmektedir. Bu his, öncelikle kullanılmakta olan dile, yani söyleme yansımaktadır. Bu nedenledir ki nefret söyleminin temelinde önyargılar, ırkçılık, yabancı korkusu veya düşmanlığı, taraf tutma, ayrımcılık, cinsiyetçilik, homofobi, vb. yatmaktadır.

Türkiye’de özelikle son yıllarda günlük yaşamın birçok alanında farklı etnik grupları ya da farklı cinsel yönelimleri hedef alan nefret söylemlerinin üretildiği, üretilen bu söylemlerin geleneksel medya aracılığıyla yeniden üretilip dolaşıma sokulduğu, çeşitli akademik çalışmalarla ortaya konmuştur (Bilgiç, 2008; Uzun, 2008; Tuncer, 2009). Ayrıca, günlük yaşamda ve geleneksel medyada üretilen nefret söylemlerinin yeni medya ortamında da dolaşıma sokulması durumu az sayıda çalışmaya konu edilmiştir (Aktan, 2008; Toprak, Yıldırım, Aygül, Binark, Çomu, Börekçi, 2009). Burada ise, nefret söyleminin ne olduğu, türleri (ırkçı, zenofobik, homofobik vd.), ne tür söylemsel pratikler ile üretildikleri (örneğin stigma, etiketleme üretimi vb.) ve yeni medya ortamında -toplumsal paylaşım ağlarından Facebook özelinde- toplumsal örgütlenmeler üzerinden nasıl dolaşıma sokulduğu incelenmektedir.