Başvuru no: 24


YENİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN HUKUKİ BOYUTU

Ayşe KAYMAK

Alternatif Bilişim

aysekaymak__AT__gmail.com


Anahtar kelimeler: yeni medya, demokrasi, nefret söylemi, nefret suçları, 5651 sayılı yasa, TİB


Özet:


Etnik köken, dil, din, cinsiyet gibi özellikleri bakımından, baskın kimliklerden farklı olan kişi veya gruplar, günlük yaşamda, genel olarak şiddet, dışlanma, ötekileştirilme gibi çeşitli eylem ve söylemlere maruz kalmaktadırlar. Bu eylem ve söylemlerin suç olup olmadığının hukuksal açıdan belirlenmesi önemlidir. Çünkü toplumsal açıdan baskın olan kimi kişi veya gruplar, kendilerinden farklı kimlikteki kişi veya gruplara tepki duyabilmektedirler. Örneğin İsrail devletinin Haziran ayı başında, Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara adlı gemiye yaptığı saldırıya yönelik haklı tepkiler ile bu olaydan sonra Yahudilere yönelik artan tepkileri bir birinden ayırmanın ölçütü nedir? Aslında sorulan soru, yanıtını yine içinde barındırmaktadır. Kabaca bakıldığında söz konusu eylem veya söylemin, yönelik olduğu kişi veya grubun varoluşsal farklılığından duyulan nefret gibi bir güdüyle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği temel ölçüt gibi görünmektedir. Çünkü varoluşsal bir takım özelliklere sahip kişi veya gruplar, bu özellikleri bakımından kendilerine duyulan bir nefretin yarattığı bir suça maruz kalmaktadırlar.


Son yıllarda Türkiye’de farklı kesimlere yönelmiş sayısız nefret suçuna tanık olundu. Ya da artık bazı suçların, nefret suçu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Nefret söylemi ve nefret söyleminin tetiklediği nefret suçlarına karşı son yıllarda farkındalık düzeyi artmakta ve bu söylem ve suçlarla mücadele, demokratik hak mücadelelerinin adeta cephelerinden biri haline gelmektedir. Bunun önemli bir nedeni olarak, ülkemizde nefret söyleminin yarattığı suçun yasalarca belirlenmemiş olmasını ve dolayısıyla bu konudaki hukuki sürecin oldukça yavaş ilerlemesini gösterebiliriz. Ancak, Türkiye’de nefret söylemine bağlı olarak gerçekleşen suçların, nefret suçu olup olmadığının belirlenmesi ve nefret suçlarına ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesi, şüphesiz bir ölçütü gerektirecektir.