20. Türkiye'de İnternet Konferansi

BaşlıkErinlik Dönemindeki Bireylerin Bilişime yaklaşımları
ÖğrenciHayır
Yazar(lar) Yazar 1
Name: Mehmet Aksüt
Org: Mega Eğitim Denetim Danışmanlık İzmir
Country: TR
E-mail: dr.aksut_AT_gmail.com

Yazar 2
Name: Tülin Avşar
Org: İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü
Country: TR
E-mail: aysimays_AT_hotmail.com

Yazar 3
Name: Dilara Kul
Org: İzmir Üniversitesi
Country: TR
E-mail: dilarakull96_AT_gmail.com
Anahtar KelimelerBilişim teknolojileri, sosyal ağlar, ortaokul, erinlik dönemi
ÖzetBireyin gelişim dönemlerinden 10-14 yaş arasını kapsayan ön ergenlik (erinlik) hızlı beden gelişimi, cinsel uyanış ve zihinsel gelişimin yaşandığı çalkantılı bir dönemdir. Buna hazırlıksız yakalanır ve bunalır. Birey kendini bu değişikliklerle baş edecek kadar güçlü bulamaz. Çünkü bedensel ve zihinsel gelişimin hızına ruhsal gelişim ayak uyduramaz. Bu nedenle zaman yönetiminde yetersizlik, kural dışı davranma, iletişim ve sağlık sorunları yaşanması bunun sonucunda akademik başarının da etkilenmesi bir sarmal oluşturmaktadır. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir hıza ulaştığı günümüzde insanlığı etkileyen ve ondan etkilenen bir güç olarak teknoloji hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Eğitim hizmetleri, bireyi toplumsal yaşama hazırlamada öncü bir rol üstlenmektedir. Eğitimde bilişim teknolojilerinin kullanımı, eğitimcilerin yanı sıra öğrencilerin de tercihlerine bağlıdır. Bu nedenle bilişim teknolojilerinin kullanımına yönelik etkinlik materyalleri hazırlanırken, hedef kitlenin görüşlerinin bilinmesi ortaya konulacak ürünün tasarımında ve sektörlerin işleyişi bakımından büyük öneme sahiptir. Sosyalleşme, genellikle başka insanlarla bir arada olmak olarak düşünülür. Oysa sosyalleşme sadece insanlarla bir arada olma anlamı taşımaz. İnsanların başka insanların hayatlarını merak etmeleri ve kendi hayatlarının ayrıntılarını anlatmak istemeleri çok eski bir kavramdır. Gerekli durumlarda sosyal medyayı kullanıp, gerçek iletişimden kopmamak gerekir. Çünkü yüz yüze iletişim ve paylaşım gelişim için gereklidir. Bireylerin iletişim ve akademik başarı elde etme amacıyla interneti kullanmaları büyük yararlar sağlayabilir ancak doğabilecek sağlık sorunları, zaman kaybı ve yasal sakıncalar konusunda donanımlı olmaları gerekmektedir. Bireyin ergenliğe geçiş dönemini oluşturan erinlik çağı, sakarlıkların yaşandığı, baş kaldırmanın olağanlaştığı, başına buyruk davranışların sıklaştığı bir çağdır. Okul çağı olarak ele alındığında; akademik başarı beklentisinin yüksek düzeyde olduğu ve bunun gereği olarak eğitim amaçlı bilişim teknolojilerini sık kullanmasının gerekliliği de söz konusudur. Sosyal girişim becerileri açısından akranları arasında iyi bir konuma sahip olma isteği de güçlüdür. Bu kritik dönemde bilinçli bir destek alamadığı takdirde kimlik oluşumu da zorlaşmaktadır. Bu nedenlerle erinlik dönemindeki bireylerin davranışlarının yönetilmesi, bilişim teknolojilerini sağlıklı kullanması ve sosyal ağlar yardımıyla akranları içinde önemli bir konum elde edebilmesi için, onların bilişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin tutumlarının bilinmesi araştırmamızın konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı; erinlik dönemindeki bireylerin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarını saptamak ve elde edilen sonuçlar ışığında paydaşlara öneriler sunmaktır. Araştırmada modeli olarak nitel araştırma tekniklerinden survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini erinlik dönemindeki (10-14 yaş arası) çocuklar, çalışma evrenini İzmir’deki erinlik dönemindeki öğrenciler, örneklemini üç okulda random usulüyle seçilen 132 kız, 124 erkek olmak üzere 256 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak beş kişisel bilgiler, 20 tutuma yönelik olmak üzere 25 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Tutumlar beşli Likert Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre; katılımcıların büyük çoğunluğu haftada 3-5 saat internet kullanmakta, tamamına yakını oyun, chat, ödev hazırlama ve hobi (müzik ve görsel materyaller) amacıyla kullanmaktadırlar. Tutumlar ise iletişim, hukuk, zaman yönetimi, sağlık sorunları ve akademik başarı içerikli dörder soru (20) ile saptanmıştır. “Telefonla zaman geçirmek hoşuma gider” seçeneğinde en yüksek görüş birliği sağlanmıştır. (% 89,92), “Tabletle zaman geçirmeyi çok severim” (% 84,69) ve “İnternette iken ailemden birinin yanımda olmasını istemem” (% 82,66) seçeneklerinde yüksek düzeyde görüş birliğinin sağlandığı tutumlardır. Buna karşın “Facebook şifremi yakın arkadaşlarımla paylaşabilirim” (% 48,20) seçeneği görüş birliğinin en düşük düzeyde olduğu tutumdur. Bunun yanında “ İnternette kurulan iletişim yüz yüze iletişim gibidir” (% 52,66) ve “Facebookda fazla kalsam da uykusuz kalmam” (% 58,52) seçenekleri de düşük düzeyde görüş birliği bulunmaktadır. Araştırma sonucunda; erinlik dönemindeki bireylerin bilişim teknolojilerini yüksek düzeyde kullanmayı yeğledikleri, gelişimlerinde olumsuzluk yaratmadığını ve bu durumun akademik başarılarını etkilemediği saptanmıştır. Title: Preadolescent Attitudes Toward Information Technologies Keywords: Information technologies, social networks, middle school, preadolescence Abstract: The preadolescence is a time of rapid physical development, sexual awaking, and mental development for children. This period covers ages 10 through 14 of the human development. If the individual is unprepared, he/she usually cannot find the inner strength to cope with these developmental changes, and gets overwhelmed. Therefore, lack of time management, behavior, communication, and health problems consequently affecting the academic achievement create a cycle. The technology has an important place in our lives as a force affecting people, and getting affected by it. Education services play a leading role preparing the individual for social life. The use of information technologies in education is not only educators’ choice, but also students’. Therefore, in preparing materials for the use of information technologies, getting views of the target audience has a great importance on the design of the product, and the functioning of the sector as well. Socialization is assumed as being together with people. However, socialization doesn’t mean just being together with people. Being curious about other people’s lives, and telling details about own personal life is an old concept. It is necessary not to lose the real communication, and using the social media when needed. Because, face to face communication, and sharing is essential for development. Using Internet for communication and academic purposes may provide great benefits, but one needs to be cautious about health problems, waste of time, and legal objections that may arise. Preadolescence is a time of human development preceding adolescence. This period individuals experience clumsy, rebellious, and self-ordained behaviors. If we examine the preadolescence as the school age, expectation of academic achievement, and consequently the necessity of using information technologies can be mentioned. In regards to social skills, having a good position among peers is another strong desire. During this critical period if the individual doesn’t receive conscious support, identity formation gets difficult. Therefore, examining preadolescent attitudes toward the use of information technologies is the subject of this study for following purposes: managing preadolescent behaviors, helping them to use information technologies appropriately, and helping them to gain an important position among their peers via social networking. The purpose of this study is to determine preadolescents’ attitudes on information technologies, and to offer some recommendations to stakeholders under the light of obtained results. A qualitative research technique, survey (screening) method is used. Research universe includes preadolescent children (10-14 ages). Population includes preadolescent children who live in Izmir. Sample consists of randomly selected 256 students including 132 female, and 124 male. A 25-item instrument is applied. The instrument contains 5 personal items, and 20 attitude related questions. Attitudes are assessed with five point Likert Scale. According to research findings, the majority of respondents uses the Internet for 3-5 hours per week. Almost all of them use Internet for the purpose of gaming, chatting, doing homework, or hobbies (music and visual materials). Attitudes are determined under five themes: communication, law, time management, health problems, and academic achievement. Each team consists of 4 questions; total of 20 questions. The item "I like to spend time on phone" has reached the maximum consensus (89.92%). The attitudes "I like to spend time with my tablet computer" (84.69%) and "I don’t want anyone from my family to be with me when I am on the Internet (82.66%) have reached high levels of consensus. However, “I can share my Facebook password with my close friends” (48.20%) has reached the minimum consensus. The attitudes “online communication is like communication in person” (52.66%), and “I don’t get sleepless even I stay longer on Facebook” (58.52%) have reached low levels of consensus. Research findings indicate that even though preadolescents highly prefer to use information technologies, this situation doesn’t create a negative effect on their development, and doesn’t affect their academic achievements.
Başlıklar Sosyal Ağlar ve Eğitim
Dosya  157 KB
 

 

Powered by OpenConf®
Copyright ©2002-2014 Zakon Group LLC