Bilgiye Ulaşmanın ve Onu Kullanmanın Vazgeçilmez Ağırlığı: İnternet 

* Doğan KÖKDEMİR

Bilgiye sahip olma sadece yaşadığımız çağın değil belki de insanlık tarihinin tümünde hüküm süren bir arayış olmuştur. Bilgi, sadece güç ve para değil aynı zamanda entellektüel bir tatmin aracıdır. Bir takım bilgilerin sadece bize sahip olması ya da bilgiye ulaşan ilk kişinin biz olmamız şüphesiz oldukça haz verici bir duygudur. Internet uygulamaları bilgiye ulaşma konusunda ilginç bir yaklaşım sunuyor bize: Bilgiler herkese açık ve üstelik çoğu da bedava.

Bir kaç saniyede günlük gazetelerden, en büyük kütüphanelere kadar milyonlarca bilgiye ulaşma lüksünü yaşıyoruz. Her ne kadar bilginin sadece bizde olması lüksünü kaybettik ama bunun karşılığında daha çok bilgiye ulaşmaya başladık. Şüphesiz, giderek artan büyüklüğüyle internet eğitim için kuvvetli bir yardımcı ve aynı zamanda etkili bir silahtır.

Artık, yeni eğitim modellerinin kalıp yargılardan ya da "değişmez" doğrulardan uzak, yaratıcı ve eleştirel düşünceye açık bir platforma girmesi gerektiğine pek çok eğitimci inanıyor sanırım. İşte bu yüzden, internet, değişik alanlardaki değişik görüşlere ve nisbeten sansürsüz olarak yer verdiği için çok kuvvetli bir yardımcı. Internet, öğrencilerin, kendilerine dikte edilen bilgileri kullanmaların yanında zengin içeriği ve öğrenen merkezli yapıysıyla etkili bir yapıya sahip. Pasif alıcı değil aktif araştırıcı bireylerin yetiştirilmesi için bu zenginlikten faydalanması kaçınılmazdır. Bu bildiride, internetin sağladığı ya da potansiyel olarak sağlayabileceği zenginliklerin neler olduğu ve nasıl kullanılabileceği üzerinde durulacaktır.

Üzerinde durulacak diğer bir konu ise, internetten elde edilecek bilgilerin doğruluğudur. Çünkü, her ne kadar bilgi zenginliği kullanılmaya başlasa da yavaş yavaş "Internette buldum - doğrudur bu" gibi bir yaklaşımın da eşikte olduğunu unutmamalıyız. Internetin bir "mit" ve doğrulu tartışılmaz bir araç olarak algılanması tehlikesi karşısında neler yapılabileceği de bu bildirinin ikinci konusunu oluşturmaktadır.


*  Başkent Üniversitesi İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi