Türkiye İnterneti Ortak Aklını Arıyor


Mustafa Akgül
akgul@bilkent.edu.tr

Sayın Bakan, sayın Milletvekilleri, Sayın Rektörler, Sayın Müsteşarlar, Sayın konuklar ve Sevgili netdaşlar

Türkiye'de Internet Konfernasının başincisine hoş geldiniz. Bu konferansın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etmrk isterim: ANkara üniverisetsi , ve BIM çalşianları, Sponsorlarımız, Alcatel, Ericsson, Intel ve İş Bankası, Bize detstek veren Sivil Toplum Örgütlerine, bildiri veren, oturum örgütleyen katılımcılara yürütme kurulu adına teşekkür ederim.

Bu sene 5. yaptığımız "Turkiye'de İnternet" konferansı, tüm ülkede İnternetle ilgili kesimleri biraya getirmek, bilgi ve deneyimleri paylaşmak, ortak sorunlara çözüm aramak, toplumun dikkatini İnternete çekmek, ve ortak aklımızı oluşturmaya yönelik etkinlikleri amaçlamıştır.

Konferansta aynı anda 7 paralel oturum olmak üzere, toplam 63 oturum vardır. 24 eğitim semineri, 17 bildiri, 15 panel/çalışma grubu/forum, 3 sohbet toplantısı, 2 firma sunumu oturumu vardir.

Konferansın ana teması: "Internet, Demokrasi ve Sivil Toplum Kuruluşları". Konferans ortak aklımı=zi oluşturmaya katkıda bulunmak istiyoruz. Bu kapsamda , "Internet, Demokrasi, STK" oturumu yanında, Intenret Üst Kurulu, kamuNet, TBMM üyeleri sohbet toplantısı, Toplum ve İntenret, Bilisim Altyapısı, Işletimsel Sorunlar, Ulusal Boyutta Örgütlenme ve kapnış oturumunda , "Türkiye İnternet Konsunda Ne yapmalı ?" oturumları var.

Bir çığ gibi büyüyen İnternet tüm dünya üzerinde 70 milyon civarında bilgisayar, 200 milyonu aşkın kullanıcı, 12 milyon civarında alan adı, 8 milyon civarında webi içermektedir. Türkiye'de ise 90 bin bilgisayar, 15 bin alan adı, 800 bin 1.2 milyon kullanıcı, 10 bin civarında web oldugunu tahmin ediyoruz. Yurt dışına kayıt olmuş kurumsal web sayısıda bir kaç bini geçmez.

İnternet teknolojileri yaşamın tüm boyutlarını etkilemektedir. Daha bir kaç yıl önce hiç kimsenin öngöremediği gelişmeler ortaya çıkmaktadır. İnternetin kurucularından, Vincent Sörf'ün deyişiyle, hiç birimizin İnternetin nereye gittiği konusunda bir fikri yok. Kaba bir benzetmeyle, sanayi devrimin başında James Watts'ın buharlı makinayı keşfi aşamasındayız. Zaman ve mekanın etkisini azaltan İnternet teknolojileri, kültürel ve ekonomik sınırları kaldırıp, tüm dünyayı tek bir yarış alanına dönüştürmek üzeredir. Kol gücünün ağırlığı giderek azalmakta, bilim ve teknolojinin, zihinsel emeğin rölü gittikçe artmaktadır. Adına Enformasyon toplumu, bilgi toplumu dediğimiz geleceğin toplumunda, İnternet teknolojileri, bilim ve teknoloji; ekonomik, teknolojik, idari ve kültürel çarkları daha hızlı döndürecek, daha kaliteli bir yaşam için ortamı sağlıyacaktır. Bu yarışta geç kalan ülkeler, 3. sınıf ülke olmak zorundadırlar. Bu yarışta geç kalmayı göze alamayız.

Türkiye İnterneti 7 yılını bitirmek üzere. Bu günkü durumu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek, gerekli dersleri çıkarmak, ortak aklımızı oluşturmak, ve ulusal eylem planını yapıp hayata geçirmek zorundayız.

Son yıllara kadar, ulusal sahiplenme endişesi bile yoktu. TUENA, ETKK, KamuNeT, İnternet Üst Kurulu gibi olumlu gelişmeler olsa da, henüz bir eylem planımız yok, yeteri kadar sahiplenen birimlerimiz, kamu'da, özel sektörde ve sivil toplum kuruluşları arasında da yok.

Özellikle son 2 yılda Türkiye İnternetinde önemli bir büyüme söz konusu. İnternet kampanyaları ciddi bir şekilde yarışmaya başlıyor. Kablo, ve telsiz teknolojileri üzerinden İnternet köşede. En büyük holdinglerimiz, İnternet pazarına giriyorlar.

İnternet kültürünü yaymada henüz işin çok başındayız. Bilişim sektörü bile, İnterneti doğru dürüst kullanmıyor. Weblerimizin çoğu broşür webi. Toplum, İnterneti bir eğlence, muhabbet ortamı olarak algılıyor, ve önemli br kesim bu şekilde kullanıyor. İnterneti, henuz, geniş kitlelerin, hayatını kolaylaştıracak, toplumsal fayda sağlıyacak bir düzeye getiremedik, ve İnterneti üretim için kullanmaya pek başlıyamadık.

Türkiye İnternetini ABD'de büyütmeye çalışıyoruz. Türkiye İnternetinin pahalılığınd haklı olarak şıkayet edip, yurt dışına kaçarak, bu pahalılığa katkıda bulunuyoruz.

Üniversitelerimiz, İnternet kullanımında bir noktaya geldi, ama henüz öğrencilere ve hatta tüm öğretim üyelerine İnternet erişimi sağlıyamadık. Üniversitelerimizde, İnternet konusunda araştırma yapan, teknoloji üreten bir avuç insan var. Bu konuda insan gücü açığımız had safhada. Üniversitelerimiz bile, İnternet hizmetlerini sağlamakta zorluk çekiyor. Üniversitelerimiz, İnterneti topluma önderlik edecek bir şekilde henüz kullanmaya başlıyamadı. Üniversite sistemimiz, radikal bir yeniden yapılanma ile, bazı bölümleri kapatıp, bazı öğretim üyelerini yeniden eğiterek, bilgi teknolojileri konusunda yoğun bir eğitim, araştırma çabasına girmelidir. Türkiye bilgi teknolojileri üretmek için ciddi yatırım yapmalıdır.

Ülke olarak, kamu, okullar ve KOBI'lerde sınıfta kalmış durumdayız. Kamu, bilgi teknolojileri konusunda karınca adımları ile, kanguru adımları arasına bocalıyor, ve genellikle kangru adımları denemeleri başarısızlıkla sonuçlanıyor. Kamu, insana yatırım yapan, daha mütevazi, ve esnek, öğrenen sistemlere gitmelidir.

Okulları İnternete taşımak konusunda işin çok başındayız. 70 bin okuldan belki 200 kadarını ancak İnternetle temas noktasına getirebildik. k12.tr altındaki sayı 125 civarında. Ülke olarak, bu konuda henüz öğrenme sürecine giremedik. Ortada işin çeşitli boyutlarını araştıran pilot projeler yok. Bu konuda işin gerçek sahibi öğretmenleri kazanma, hazırlama konusunda elimizde ciddi bir projemiz yok.

KOBI'ler konusunda daha yeni tanıştırma projeleri, Internet evi projeleri geliştirebiliyoruz. Elektronik ticaret konusunda hızlı bir başlangıçtan sonra somut bir adım atamadık. Yapılan çalışmalar, kurumlar arası ticaret'ten çok doğrudan tüketiciye yönelik. Macro ölçüde kurumlar arası ticaret ve iş süreçlerin geliştirilmesi çok daha önemlidir.

Türk telekom, bütün iyiniyetine ve cabasına rağmen, Türkiye İnternetine gereken desteği veremedi. Oldukça iyi bir altyapı olan TTNeT, bir senedir, tam başlıyamadı. TTNeT'in işletimi, bağımsız profesyonel bir ekip tarafından bir şekilde yapılmalıdır. TTNeT, tüm ilçelere, beldelere ve yer yer köylere kadar uzatılmalıdır. Çünkü, İnternet stratejik bir konudur, ve İnternete yatırım ülkenin geleceğine yatırımdır.

Şunu açık yüreklilikle kabul etmek gerekir ki, Türkiye İnterneti bünyesinde pek çok dükalık barındırmaktadır. Örneğin bir kurumumuz, 4 tane üst düzey alan adı alabilmektedir. Pek çok kurum, firma yada kişi, İnternetin merkezi olduğu kanısına varmakta, bunun sonucunda da ortak akıl üretip, beraber hayata geçirme sansını kaçırmaktayız. İnterneti çok iyi şekilde kullandığımız deprem haberleşmesinde bile, bu dükalık olgusu, çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. Ortak sorunlarımızın çözümü için kaynak ayırmakta, vakit ayırmakta hepimiz cimri davranmaktayız, sonucunda ise fiyatını hep beraber ödemekteyız. Örneğin, hukuk alanında düzenlemeler konusunda kimse somut öneriler oluşturmamakta, ama herkes acilen hukuki düzenleme yapılmasının gerekliliğini söylemektedir. Bir taraftan devletin hiç bir işe karışmamasını ileri sürülüp, öbür taraftan devletin sorunları çözmesi gerektiği söylenebilmektedir.

Kamu, üniversiteler, özel sektör, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları hep beraber, katılımcı saydam mekanizmalarla, birbirini destekleyen, aralarında organik bağlar olan örgütlemelere gitmeliyiz. Toplumun değişik kesimlerine yönelik, somut projeleri içeren, eylem planları oluşturup, beraberce ha\-yata geçirmeliyiz. Bir taraftan, topluma somut fayda sağlayan kamu projeleri üretip, hayata geçirmeli, diğer yandan geniş kitlelerin İnternet hizmetlerine erişimini sağlayacak mekanizmaları; kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katkısı ile kurmalıyız. Öte yandan, İnternet teknolojilerini kamu yönetiminin saydamlığını ve etkinliğini sağlayan projeler geliştirmeli, sivil toplum kuruluşlarını, hem katkı sağlayan kamuya destek veren birimler olarak, hem de saydamlığın sağlanmasında katkısı olan, katalızör birimler olarak düşunmeliyiz.

Parlamento ve hükümet ve yerel yönetimler, demokratik sürecin işlemesinde İnternet teknolojilerini etkin bir şekilde kullanmalıdır. Bilgi ve uzmanlıkla desteklenen katılımcı mekanizmalar, demokrasimizi güclendirecek, ortak aklımızın oluşmasına katkıda bulunacaktır.

İnternete erişim yol, su, elektrik, telefon gibi evrensel hizmet sınıfından değerlendirilmeli, bir altyapı hizmeti olarak ucuza sağlanması garanti edilmelidir. Bunun karşılığında ekonomide daha büyük bir katma değer oluşacaktır. Özel sektör rekabet ortamı içinde çalısma olanaği bulmalıdır. Türkiye muhakkak bilim ve teknoloji, özellikle bilgi teknolojilerini üretmelidir.

Gelin Türkiye İnternetini hep birlikte büyütelim. Gelin ortak aklımızı birlikte oluşturalım ve oluşacak eylem planını el birliği ile hayata geçirelim.