İnet-tr2000 Açılış Konusması:
Gelin Türkiye’yi İnternete Taşıyalım!
Mustafa Akgül
Sayın Bakanım, sayın müsteşarlarım, sayın rektörler, sayın milletvekilleri, değerleri
konuklar, sayın katılımcılar,
netdaşlarım, 6. Türkiye’de İnternet
konferansına hoş geldiniz.
Bu konferans dizisi, Türkiye İnternetinin tüm
parçalarını biraraya getirmek isteyenlerin, bilgi ve deneyim
paylaşanların, ortak sorunlarımızı tartışarak ortak akıl
üretmeye çalışanların, İnterneti tanıtmak, büyütmek ve bu yolla
toplumsal fayda sağlamaya
çalışanların sinerjisini yaratmayı amaçlamaktadır. Bu çabanın
dışında kalanlar İnternetin ruhunu ve
önemini kavrayamayanlardır.
Bu konferans dizisi, İnternetin
karanlık günlerinde, 1995 de mütevazi bir şekilde Bilkentde
başladı . Sırasıyla Yeditepe, ODTÜ, İTU
ve Ankara Üniversitesi ev sahipliğinde büyüdü.
Bu gün, İnternet önde
gelen firma ve sivil toplum orgütlerinin ortaklığı
ile amacına biraz daha yaklaşmıştır. Bu konferansta özellikle,
toplumun gündemine İnterneti yerleştirmek ve
çekirdek Eylem planını
kapanış oturumu olan E-türkiye
forumunda oluşturmayı umuyoruz, en
azından hayal ediyoruz.
Bu konferansın gerçekleşmesinde
katkı veren herkese; sponsorlarımıza, Kurumsal ev sahibi Bogaziçi
Üniversitesine, destek veren
sivil toplum örgütlerine, Harbiye
Kültür sitesine, aktif
katkı veren katılımcılara, yürütme kurulu adına teşekkür ederim. 3 gün 7 paralel salonda sürecek konferans
sırasında toplam 73 oturum
yapılacaktır. Bunların 19’u açık
oturum/çalışma grubu, 18 eğitim semineri, 23 bildiri, 4 forum ve
10 firma sunum oturumu yapılacak ve toplam 55 bildiri
sunulacaktır.
Bizler, İnternet sektörü olarak, İnternet ve temsil ettiği
teknolojilerin, insanlığı yeni
bir toplum biçimine götüren devrimsel bir değişimin, Avrupa
Birliğinin de söylediği gibi,
sanayi devriminden sonraki en önemli
gelişme olduğunu ve herkesi
etkisi altına aldığı
inancındayız. Etkileri
açısından, matbaa, telefon, elektrik ve demiryollarını aşan bir
boyutta olacağını düşünüyoruz. Yaşamın tüm boyutlarını, üretim, pazarlama, müşteri ilişkileri,
ar-ge, çalışma saatleri ile çalışma yaşamı, eğitim, sağlık, turizm,
eğlence, medya ve kamu hizmetlerini
köklü bir şekilde
değiştirmeye başladığını, bireysel gelişmeye sunduğu olanaklar, zaman ve mekan farkını yok etmesi nedeniyle, bireyi, entelektüel
emeği öne çıkartması ile toplumsal ve siyasal yaşamı sarsmaya başladığını görebiliyoruz. Hukuk, kişisel haklar, entellektüel haklar, vergi gibi konularda pandoranın kutusunu yeni açtığımızı kolayca
söyliyebiliriz. İnternet gelip
geçiçi bir dalga
değil, artık bizimle birlikte
olan, yaşamımızı sürekli değiştiren, onu kullanmakta, kendimizi uyarlamakta
geç kalırsak, faturasını çok
ağır ödiyeceğimiz bir olgudur. Bu tek tek kişiler, kurumlar ve ülkeler için de geçerlidir. İnternet bir
tercih meselesi değildir; dünya ile
rekabet etmek isteyen, avrupa birliğine
girmek isteyen Türkiye için kaçınılmaz
bir zorunluluktur. Matbaa
ve sanayi devrimini kaçıran Türkiyenin, onlardan daha da önemli İnternet devrimini kaçırma tehlikesi
ciddi olarak vardır.
Dünyada şu anda 400 milyon
civarında kullanıcı, 30
milyonu aşkın alan adı, 20 milyon civarında web, 100 milyon civarında İnternete sürekli
bağlı bilgisayar, 2.5
milyar civarında web
sayfası var. Türkiye’de
ise 1 milyona yakın abone, 2 milyon civarında kullanıcı, 100
bin civarinda sürekli bağlı
bilgisayar, 25 bin
civarında alan adı ve 15 bin civarında web olduğunu tahmin ediyoruz.
Yurt dışında .TR
dışında var olan weblerin sayısını
bilmiyoruz. Kabaca, Türkiye dünya İnternetinin %0.5’inden daha küçük.
Dünyada geniş bir
yelpazede ABD’den Kore’ye, Singapur’dan İrlanda’ya ülkeler, İnternet’in
hayati önemini kavramış, Ulusal
eylem planları yapmışlar,
çeşitli mekanizmalar kurmuşlar,
İnternetin ekonomide yerini
artırıcı, iş gücünü bu
teknolojilere göre yetiştiren, e-ticaretin önünü açan çabalara bilinçli bir şekilde
girmişlerdir.
Türkiye İnterneti, diğer tüm
süreçlerde de gözlenen bir şekilde hep kafasını gözünü yara yara gelişti.
Ancak, çağı yakalamak isteyen
Türkiyenin bu duruma tahammülü
olamaz. Son yıllarda özel sektör
İnternetin stratejik önemini kavramış ve
ciddi para yatırmaya başlamıştır. Kullanıcı sayısına ve
toplumda ilgide önemli
bir sıçrama olmuştur.
Kamuda TUENA, ETKK, İnternet Üst Kurulu, KamuNet, TBMM Bilgi Grubu gibi çeşitli yapılanmalar oluşmuştur. Durumu
serinkanlılıkla değerlendirirsek, İnternet resminin bazı parçalarının silik
olduğunu görürüz:
-
Dünya ile bütünleşme
bağlamında, temsil ettiği
potansiyel ile ülkenin gündeminde İnternet yok,
-
Söylenenlere değil de dokümanlara
ve yapılan işlere
baktığımızda, İnternete yönelik, ülke boyutunda sahiplenme,
dişe dokunur eylem planı ve
proje yok,
-
Esas olarak okullar,
kütüphaneler, Kobi’ler, ve Kamu’da
sınıfta kalmış durumdayız,
-
İnsan gücü açığımız had safhada,
-
İnterneti üretim için
kullanmada pek başarılı değiliz,
-
Altyapı ve işletim sorunlarımız
hala devam ediyor.
Peki ne yapmalıyız? Bu esas olarak kapanış oturumu, e-Türkiye forumunun konusu. Benim naçizane önerilerim:
-
Ulusal Boyutta kamu ve tüm ülke için farklı parçaları
olan, ve özel sektör,
STK’lar, ve üniversiteleri de
kapsayan, saydam katılımcı örgütlenme. Bu iyi düşünülmüş ve iyi formüle edilmiş, yaşayacağı ve verimli olacağı
yeterince iyi öngörülmüş bir bakanlık olabilir,
-
Takvime bağlı, ölçülebilen
hedefleri olan, 6 ayda bir
güncellenen, esnek bir ulusal
eylem planı,
-
Veri iletişiminin hızlı
rekabete açılması ve ülkenin
İnternete yatırım yapması,
-
İnsan gücü açığı konusunda radikal kararlar:
-
Öğretim üyeliği cazip olmalı
-
Üniversiteler yeniden
yapılandırılmalı, kontenjanlar bilgi
teknolojileri lehine
değiştirılmelidir. Gerekirse,
öğretim üyeleri yeniden
eğitilmelidir.
-
Teknik formasyonu olan issiz
üniversite mezunları bilgi teknolojilerinde yeniden eğitilmelidir,
devşirilmelidir.
-
Üniversiteye giremiyenler için
Bilgi Teknolojilerinde özel programlar
oluşturulmalıdır.
-
İnterneti katılımcı
yönetim, toplumsal denetim ve
saydamlık için öncelikle kullanmaya
başlamalıyız.
Türkiye’de İnternetin önemini
kavramış, bilgi , beceri ve
sermaye sahibi azımsanamaz
bir kitle var. Mesele,
yeterli işbirliği ve koordinasyonla toplumun gündemine girip,
ulusal boyutta etkili
olabilmek ve giderek Türkiye’yi
İnternete
taşıyabilmektir. Gelin el birliği
ile ortak aklımızı
oluşturalım, güçlerimizi
birleştirelim, ülkemizi e-türkiye
olma ve dünya ile rekabete girme ve bütünleşme sürecine güçlü bir ivme verelim. Gelin beraberce, Türkiyeyi İnternete
taşıyalım.
İnet-tr.org.tr/inetconf6/akgul-inet.html