INET-TR’2000

VI. TÜRKİYE’DE INTERNET KONFERANSI

9 Kasım 2000

AÇILIŞ KONUŞMALARI

----0----

UFUK ÇAĞLAYAN- Sayın konuklar, 6. Türkiye’de Internet Konferansının açılış oturumuna hoşgeldiniz.

Öncelikle gelen bazı telgrafları okuyorum. Sayın Başbakan Bülent Ecevit’ten:

“Inet-Tr’2000’in açılış toplantısına davetiniz için teşekkür ederim. İletişim teknolojilerinin hızla yaygınlaştığı ve geliştiği günümüzde, bilgiye ulaşma hızı ve bilgiyi evrensel düzeyde paylaşmanın önemi her geçen gün artmaktadır. Yurdumuzda Internet bilincinin yaratılması yolunda bu konudaki gelişmelere ışık tutacak olan toplantının başarılı geçmesini dilerim, saygılar sunarım.

                                                                                            Bülent Ecevit

                                                                                               Başbakan”

Bunun dışındaki telgrafları tek tek okumayacağım; gönderenleri okumak istiyorum: Devlet Bakanı Dr. Yüksel Yalova, Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, Devlet Bakanı Edip Safder Gaydalı, Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Devlet Bakanı Prof. Dr. Tunca Toskay, Devlet Bakanı Faruk Bal, Kültür Bakanı İstemihan Talay, Sanayii ve Ticaret Bakanı Kenan Tanrıkulu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, Şanlıurfa Milletvekili Necmettin Cevheri, Gaziantep Milletvekili Mustafa Taşar, Kocaeli Milletvekili Meral Akşener, Ankara Milletvekili Rıza Kuter, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Bayram Meral, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Diyanet İşleri Başkanı Nuri Yılmaz, Yargıtay Başkanı Dr. Sami Terk, İller Bankası Genel Müdürü İrfan Onat, DPT Genel Başkanı İsmet Sezgin.

Açılış oturumundaki konuşmacılar sırasıyla: Yürütme Kurulu adına Sayın Mustafa Akgün, Internet Servis Sağlayıcıları Derneği adına Sayın Halit Emiroğlu, Kurumsal Sahiplik adına Boğazici Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabih Tansal, Sayın Dışticaret Müsteşarı Kürşat Tüzman ve Avrupa Birliğinden davetli bir konuşmacımız Sayın Horst Forster.

Yürütme Kurulu adına konuşmasını yapmak üzere Mustafa Akgün’ü buraya davet ediyorum. (Alkışlar)

MUSTAFA AKGÜL- Sayın müsteşarlarım ve değerli konuklar, sayın katılımcılar ve konuklar; “6. Türkiye Internet Konferansına hoş geldiniz. Bu konferans dizisi Türkiye Internet”inin tüm parçalarını bir araya getirmek isteyenlerin, bilgi ve deneyimi paylaşanların ortak sorunlarımızı saptayarak, ortak sorunlarımızı tartışarak ortak akıl üretmeye çalışanların Interneti tanıtmak, büyütmek ve bu yolla toplumsal fayda sağlamaya çalışanların sinerjisini yaratmayı amaçlanacaktır. Bu çabanın dışında kalanlar Internet ruhunu ve önemini kavrayamayanlardır. Bu konferansın ilki Internet’in kavramı üzerinde1995’te mütevazı bir şekilde Bilkent’te başladı. Sırasıyla Biltepe, ODTÜ, İTÜ ve Ankara Üniversitesinin ev sahipliğinde  büyüdü. Bugün Internet’in önde gelen firma ve sivil toplum örgütlerinin ortaklığıyla amacına biraz daha yaklaşılmıştır. Bu konferansta, özelikle toplumun gündemine Internet’i yerleştirmek ve çekirdek eylem planını kapanış oturumu olan e-Türkiye Forumunda oluşturmayı umuyoruz, en azından hayal ediyoruz.

Bu konferansın gerçekleşmesinde katkı koyan herkese, sponsorlarımıza, kurumsal ev sahibi Boğaziçi Üniversitesine, destek veren sivil toplum örgütlerine, Harbiye Kültür Sitesine, aktif katkı veren katılımcılara Yürütme Kurulu adına teşekkür ederim.

3 gün 7 paralel salonda sürecek konferansta toplam 73 oturum yapılacaktır. Bunların 19’u açık oturum/çalışma grubu, 18 Eğitim semineri, 23 bildiri, 4 forum ve 10 firma kuruluşu sunumu yapılacak ve  toplam 55 bildiri sunulacaktır.

Bizler, Internet sektörü olarak, Internet ve temsil ettiği teknolojilerin, insanlığı yeni bir toplum biçimine götüren devrimsel bir değişimin, Avrupa Birliğinin de söylediğim gibi, sanayii devriminden sonra ilk en önemli gelişme olduğunu ve herkesi etkisi altına aldığı inancındayız. Etkileri açısından matbaa, telefon, elektrik ve demiryollarını aşan bir boyutta olacağını düşünüyoruz.  Yaşamın tüm boyutlarını, üretim, pazarlama, müşteri ilişkileri, AR-GE çalışma saatleri ve çalışma yaşamını, eğitim, sağlık, turizm, eğlence medya ve kamu hizmetlerini köklü bir şekilde değiştirmeye başladığını, bireysel değişmeye sunduğu olanaklar, zaman ve mekân farkını yok etmesi nedeniyle bireyi, entelektüel emeği öne çıkartması ile toplumsal ve siyasal yaşamı sarsmaya başladığını görebiliyoruz. Hukuk, kişisel haklar, entelektüel haklar, vergi gibi konularda Pandora’nın kutusunu yeni açtığımızı kolayca söyleyebiliriz. 

Internet, gelip geçici bir dalga değil, artık bizimle birlikte olan, yaşamımızı sürekli değiştiren onu kullanmakta, kendimizi uyarlamakta geç kalırsak, faturasını çok ağır ödeyeceğimiz bir olgudur. Bu tek tek kişiler, kurumlar ve ülkeler için de geçerlidir.

Internet bir tercih meselesi değildirdir. Dünyayla rekabet etmek isteyen, Avrupa Birliğine girmek isteyen Türkiye için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Matbaa ve sanayii devrimini kaçıran Türkiye’nin, onlardan daha da önemli Internet devrimini kaçırma tehlikesi ciddi olarak vardır. Dünyada şu anda 400 000 000 civarında kullanıcı, 30 000 000’u aşkın alan adı, 20 000 000 civarında web, 100 000 000 civarında da Internete sürekli bağlı bilgisayar, 2,5 milyar civarında web sayfası vardır.

Türkiye’de ise; 1 milyona yakın abone, 2 milyon civarında kullanıcı, 100 000 civarında sürekli bağlı bilgisayar, 25 000 civarında alan adı ve 15 000 civarında web olduğu tahmin ediliyor. Yurt dışında TR biçiminde olan WEB’lerin sayısını bilmiyoruz. Kabaca, Türkiye, dünya Internet’inin % 05’inden daha küçük bir durumdadır. Dünyada geniş bir yelpazede, ABD’den Kore’ye, Singapur’dan İrlanda’ya kadar ülkeler, Internet’in hayati önemini kavramış, ulusal eylem planları yapmışlar, çeşitli mekanizmalar kurmuşlar, Internet’in ekonomide yerini artırıcı, işgücünü buteknolojilere göre yetiştiren e-ticaretin önünü açan çabalara bilinçli şekilde girmişlerdir. Türkiye Internet’i, diğer tüm süreçlerde izlenen bir şekilde, hep kafasını, gözünü yara yara gelişti. Artık çağı yakalamak isteyen Türkiye’nin bu turuma tahammülü olamaz. Son yıllarda özel sektör Internet’in stratejik önemini kavramış ve ciddi para yatırmaya başlamıştır. Kullanıcı sayısına ve toplumda ilgide önemli bir sıçrama olmuştur.  Kamuda TUENA, ETKK, Internet Kurulu, KamuNet, TBMM Bilgi Grubu gibi çeşitli yapılanmalar oluşmuştur.

Durumu serinkanlılıkla değerlendirirsek Internet resminin bazı barçalarının silik olduğunu görürüz.

-         Dünya ile bütünleşme bağlamında temsil ettiği potansiyelle ülkenin gündeminde Internet yok.

-         Söylenilenlere değil de, dokümanlara ve yapılan işlere baktığımızda Internet’e yönelik ülke boyutunda sahiplenme, dişe dokunur eylem planı ve proje yok.

-         Esas olarak okullarda kütüphaneler, KOBİ’ler ve kamuda sınıfta kalmış durumdayız.

-         İnsan gücü açığımız had safhadadır.

-         Internet’i üretimde kullanmada pek başarılı değiliz.

-         Altyapı ve iletişim sorunlarımız  hâlâ devam ediyor.

Peki, ne yapmalıyız?  Bu esas olarak Kapanış Oturumuna e-Türkiye Forumunun konusu.

Benim naçizane önerilerim:

-         Ulusal boyutta kamu tüm ülke için farklı parçaları olan ve özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteleri kapsayan, saydam, katılımcı örgütlenme. Bu iyi düşünülmüş ve iyi formüle edilmiş, yaşayacağı ve verimli olacağı yeterince öngörülmüş bir bakanlık olabilir.

-         Takvime bağlı, ölçülebilen hedefleri olan, altı ayda bir güncellenen esnek bir ulusal eylem planı.

-         Veri iletişiminin hızlı rekabete açılmacı ve ülkenin Inernet’e yatırım yapılması.

-         İnsangücü açığı konusunda radikal kararlar:

-         Öğretim üyeliği cazip olmalı.

-         Üniversiteler yeniden yapılandırılmalı, kontenjanlar bilgi teknolojileri lehine değiştirilmeli, gerekirse öğretim üyeleri yeniden eğitilmelidir.

-         Teknik formasyonu olan işsiz üniversite mezunları bilgi teknolojilerinde yeniden eğitilmelidir, devşirilmelidir.

-         Üniversiteye giremeyenler için bilgi teknolojilerinde özel programlar oluşturulmalıdır.

-         Internet’i katılımcı yönetim, toplumsal denetim ve saydamlık için öncelikle kullanmaya başlamalıyız.

Türkiye’de Internet’in önemini kavramış bilgi, beceri ve sermaye sahibi azımsanamaz bir kitle var.  Mesela, yeterli işbirliği ve koordinasyonla toplumun gündemine girip ulusal boyutta etkili olabilmek ve giderek Türkiye’yi Internet’e taşıyabilmektir.  Gelin, elbirliğiyle ortak aklımızı oluşturalım, güçlerimizi birleştirelim, ülkemizi e-Türkiye olma ve dünyayla rekabete girme ve bütünleşme sürecine güçlü bir ivme verelim. Gelin, beraberce Türkiye’yi Internet’e taşıyalım. (Alkışlar)

BAŞKAN- Sayın Mustafa Akgül’e teşekkür ederiz.

İkinci konuşmacımız, Türkiye Internet Servis Sağlayıcıları Derneği adına, Türkiye’deki Internet Konferansını destekleyen sivil toplum örgütlerinden biri olan ISSAD adına Haluk Demiroğlu...

HALUK DEMİROĞLU (ISSD)- Sayın müsteşarlarım, Sayın Rektörüm, saygıdeğer misafirler, sayın basın mensupları, sevgili mesai arkadaşlarım ve sayın bayanlar ve baylar; ben Haluk Demiroğlu ve karşınızda, bugün Türkiye Internet Servis Sağlayıcıları Derneği ve bu sektörü temsilen burada bulunmaktayım. Bugünkü konuşmamla ilgili olarak, arkadaşlarıma nelerden bahsetmem gerektiğini sorduğumda; Internet’in Türkiye için öneminden, bugüne kadar kat ettiğimiz yoldan, gelecekte sizlere neler getireceğinden ve karşınızdaki engellerden bahsetmemi istediler. Aslında 5-6 senedir çok yol aldık; ama yolculuğumuz daha henüz bitmedi ve hiçbir zaman da bitmeyecek. Dikkat ederseniz, Internet kelimesi çok amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bundan 5 sene evvel, Internet’in tanımını bir kişiye sorsaydınız; “çoğunlukla bilgisayar ağlarından meydana gelmiş, dünya üzerine yayılmış süper bir bilgisayar ağı” cevabını alırdınız. Halbuki bugün aynı soruyu sorsanız; herhalde “yeni ekonominin iş yapma biçimini gerçekleştiren sanal bir ortam” diye cevap alırdınız.

Internet, günlük hayatımızda da artık yerleşmiş durumdadır; “Internet’ten yollasana”, “daha yeni Internet’ten aldım”, “sinema saatlerine Internet’ten bakabilirsin”, Internet’te buluşalım” ve tabii hepinizin bildiği, “Internet’e bağlanamıyorum” ve daha nicelerini saymak mümkün. Sonuçta, Internet teknolojik bir altyapı olmaktan çıkmış; işimizi gördüğümüz, malımızı sattığımız, haberleştiğimiz, yeni insanlarla karşılaştığımız ve tanıştığımız, araştırma yaptığımız, eğitim gördüğümüz bir hayat tarzı olmuştur. Internet’in bizler için önemini kendimize hatırlatmamıza bence hiç gerek yok. Bizler, bugün burada bulunuyorsak, bu konunun Türkiye için ne kadar can alıcı olduğunu ve üstünün açılması için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu göstermektedir.

Bu konferansla ilgili davetiyenin üzerine baktığımda, bir şey dikkatimi çekti: Her kelimeden önce (E-) veya (İ-) harfleri bulunmakta. Hayatımız yavaş yavaş E’ler ve İ’ler ile dolmakta; yani sonuçta gidişatımız “Eyi.” Ama, en e-iş sadece şirketlerin reklam kampanyalarında kullandıkları ilgi çekici ve güncel bir pazarlama aracı veya büyük yatırım isteyen donanım ve yazılımdan oluşan bir altyapı değildir. Sonuçta E-İş; devletin, kurumların, yaratıcı beyinler, basının ve teknolojinin yeni endüstrilerin yeşermesi ve gelişmesi için doğru ortamı oluşturarak bir araya kaynaşmasıdır.

Ülke olarak, hızlıca globalleşen bu dünyada başarılı ve ön sıralarda olmak istiyorsak, hep birlikte çalışmalıyız. Önümüzdeki günlerde daha da belirgin olması beklenen deregülasyon, lisans, özelleştirme konularında bir an evvel kararlar almalıyız ve uygulama safhasından geçirmeliyiz. Normal zamanla kıyaslandığında, Internet’te her bir sene normal olarak üç ayda geçmek mümkün; yani bir dünya yılı, 4 Internet yılına eşittir. Teknolojilerin değişiklik yapma biçiminin bu kadar hızlı geliştiği ve bazen öldüğü bir devirde, kaybedecek bir dakikamız  bile olmamalıdır.

Eminim, aranızda Internet’i çok yoğun olarak kullanan birçok kişi vardır; ama dernek olarak, sektör olarak sizlerden en büyük beklentimiz, herkesin artık birer Internet kullanıcısı olmasıdır. Internet’in potansiyelini tanımak ve anlamak için, bu ortama girmek ve yaşamak gerekmektedir. Tabii ki çözülmesi gerekli birçok problem ve belirsizlik bulunmaktadır; ama el ele, hep birlikte bunların üstesinden gelemememiz için hiçbir sebep bulunmamaktadır, yeter ki istekli olalım; önümüzdeki en önemli engel gene bizler olacaktır.

Servis Sağlayıcılar Derneği ve sektör adına, hepinize katılımınız ve desteğiniz için teşekkür eder; aynı diğer organizasyonla, geçen sene Ankara’da yapılan bu konferansın İstanbul’a taşınmasıyla daha da olumlu ve pozitif sonuçlar vermesinin temennilerimiz arasında olduğunu belirtmek isterim.

Hepinize teşekkürler.

UFUK ÇAĞLAYAN- Sayın Haluk Demiroğlu’na teşekkür ederiz.

Üçüncü konuşmacımız, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Sabah Tansal.

Buyurun.

Prof. Dr. SABİH TANSAL (Boğaziçi Üniversitesi Rektörü)- Sayın müsteşarlar, sayın misafirlerimiz, değerli katılımcılar ve meslektaşlarım, basın mensupları, sevgili öğrenciler; Internet konferansları dizisinin altıncısına hoş geldiniz.

Her yıl başka bir üniversitenin kurumsal sahipliğinde, Ankara ve İstanbul’da yapılan bu önemli toplantının Boğaziçi Üniversitesi olarak bu yılki kurumsal ev sahibi olmaktan büyük bir onur duymaktayız. Konferansın hedefleri, -daha önce de belirtildi- Internet konusunda ilgili kurumları bir araya getirmek; Internet teknolojileri altyapısını, eğitim, araştırma, üretim, ticaret, sağlık, hukuk gibi günlük hayatımızı etkileyen tüm alanlarda Internet kullanımını bütün boyutlarıyla tanıtmak, tartışmak, deneyimleri paylaşmak ve ortak politikalar üretmek ve oluşturmak. Ulusal boyutları olan bu toplantıda, ülkemizdeki Internet problemleri ve çözümleriyle Türkiye dışındaki gelişmeleri hiçbir şekilde göz ardı etmeden ilgileneceğiz ve bu konuda çözümler üretmeye çalışacağız.

Türkiye’de Internet alanında şimdiye kadar yeterli derecede başarılı olunmamasının sebepleri olarak; genelde katılımcı, saydam mekanizmaların çalıştırılamaması, yeterli seviyede örgütlenilememesi ve her zaman olduğu gibi plansızlık ve yeterli kaynak tahsis edilememesiyle, spesifik alanlardaki Internet sorunlarıyla uğraşılamamasını sayabiliriz. Son 6-7 yıl içinde, Türkiye’de Internet kullanımında, özellikle özel sektörün konuya ilgi duyması ve yatırım yapmasıyla belirli bir ölçüde gelişme kaydedilmiş durumdadır. Ancak, benzer boyutlardaki Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında, daha yapmamız gereken çok şey olduğunu görmekteyiz. Sanayi devrimine eşdeğer bir devrim yaratmış olduğu herkes tarafından kabul edilen bilişim- Internet devrimini, ülkemizin sanayi devrimini kaçırmış olduğu gibi, kaçırmaya tahammülü yoktur.

Internet için bir ulusal eylem planı gerekmektedir. Bu planda, zaman içinde gerçekleşecek bazı hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için yapılması gereken yatırımları belirlenmelidir. Örneğin üniversiteler açısından, her öğretim elemanının Internet’e bağlı bir bilgisayara sahip olması, hiç olmazsa çoğu üniversite öğrencisine Internet bağlı bir bilgisayar düşmesi, Internet üzerinden verilecek kamu servislerinin tanımlanması ve bir zaman planına bağlanması,  Internet’in araştırma ve üretimde kullanılmasının aşamalarının belirlenmesi gibi konular bu plan içinde yer almalıdır.

Konuyla ilgili olarak iki önemli başlığa da değinmek isterim; bunlar, bilişim ve Internet devriminde ülkemiz üniversitelerinin önderlik rolü ve bilişim-Internet alanındaki insan gücü açığı. Bilkent, Boğaziçi, İstanbul Teknik Üniversitesi, ODTÜ gibi üniversiteler, Internet’in ülkemize girmesi ve yaygın olarak kullanılması konularında başından beri önderlik etmişlerdir. Üniversitelerimiz, bu önderliklerini bilişim-Internet alanında lisans ve lisans üstü düzeylerde eğitim vererek ve sanayi ile ortak olarak araştırma ve geliştirme yaparak sürdürmek zorundadır. Bu bağlamda, üniversitelerde üretilen tüm tez, araştırma raporu ve benzeri kamu ilgilendiren belgelerin Internet aracılığıyla sunulması ve üniversitelerde yapılan ve yapılabilecek çalışmaların bu şekilde tanıtılması, üniversite-sanayi işbirliğini önemli ölçüde arttıracak.

Bilişim-Internet alanındaki insan gücü açığı, gerek global dünyada, gerekse ülkemizde had safhadadır. Bu alanda Avrupa ve Kuzey Amerika’daki açık, ülkemizi de negatif yönde etkilemektedir. Hindistan’dan eleman ithal edildiği, hepimizin malumudur. Çok daha fazla sayıda insan eğitebilmek için, alınan tedbirler arasında; öğretim elemanı açıklarının kapatılması, gerekirse öğretim elemanlarının yeniden eğitilmesi, kamu üniversitelerine gerekli bütçe tahsisatlarının yapılması, iş bulunamayan konularda eğitilmiş üniversite mezunlarının yeniden eğitilmesi için programlar başlatılması ve bu alanda da özel sektörle işbirliği yapılması sayılabilir. Dikkat ederseniz, öğretim elemanı açıklarının kapatılmasından bahsettim; bugün öğretim üyeliği mesleği, vakıf üniversiteleri dışında, devlet üniversiteleri açısından cazip bir meslek değildir. Devlet üniversitelerinin öğretim üyelerine sağladığı imkânlar gün geçtikçe azalmakta; buna mukabil, talepler gün geçtikçe artmaktadır. Bu bakımdan, vakıf üniversitelerine devlet üniversitelerden olan kaymadan, beyin gücünden çok fazla da şikâyetçi değilim. Ancak, nereden bakarsanız bakın; bu, Türkiye’de öğretim üyesi olarak yetişmek açısından öğrencilerimize hiç  de cazip bir imkân sağlamamaktadır, vakıf üniversitelerinde bir yerde doyacaktır. O bakımdan, devletin bu konuda acil tedbir alması gerekmektedir.

Bu hizmeti alanların, bu hizmetin bedelini ödemesi gerektiğine inanıyorum; başka türlü de devlet üniversitelerinin imkânlarını arttırabileceklerini, kaliteli, yüksek düzeyde eğitim görmüş, bilim üreten hocalar çekebileceğine de inanmıyorum, böyle bir şeyin şart olduğunu da düşündüm.

Türkiye’de 6. Internet Konferansı, başta Bilkent Üniversitesinden Mustafa Akgül, ODTÜ’den Atilla Özgit, Boğaziçi Üniversitesinde Ufuk Çağlayan ve Ankara Üniversitesinden Ethem Derman olmak üzere, tüm Yürütme Kurulu üyelerinin özverili çalışmaları sonucunda ortaya çıktı. Ben, bütün bu  arkadaşlara ve bu konferansı destekleyen kuruluşlara çok teşekkür ediyorum. Hepinize başarılı ve verimli bir konferans diliyorum.

UFUK ÇAĞLAYAN- Sayın Sabih Tansal’a çok teşekkür ederiz.

Dördüncü konuşmacımız, Dış Ticaret Müsteşarı Sayın Kürşat Tüzman.

Buyurun efendim.

KÜRŞAT TÜZMAN (Dış Ticaret Müsteşarı)- Değerli Internetçiler, -öyle diyorum, çünkü çok değerli hocalarım var, değerli kamu görevlileri var ve değerli öğrenciler var-  Türkiye’de Internet’le uğraşan ve Internet’le ilgilenen değerli basın mensupları, Internetçi basın mensupları diyeyim; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilgi çağına girdik; bu, E çağı oldu, E-Ticaret, E-Hükümet, E-Devlet, E-Türkiye... Aslında sayısal vatandaşlarla elektronik hükümetlerin belki işbaşına gelebileceği bir döneme doğru gidiyoruz. Hedef ne; hedef bilgi toplumu olmak. Neden; çünkü artık sermaye, şu anda bilgiden daha aşağıda yer tutuyor. Geçmişteki yüzyıllarda sermaye, ondan evvel kol, işgücü önemliydi; ama bugün artık bilginin daha değerli olduğu bir çağı yaşıyoruz. Geçmişte ıskaladığımız birtakım devrimleri de artık bu sefer ıskalamamamız lazım. Sanayi devrimini ıskaladık; ama bu bilgi çağında, bu bilgi devrimini ıskalamamamız gerekiyor. Aslında bu, bir tartışma tabii; makineleşen insanların, insanlaşan makineler yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Tabii makineleşen insanların ürettiği insanlaşan makinelerle ne kadar götürebileceğiz, buna ne kadar adapte edebileceğiz; bu da önemli. Bakıyoruz bugün, çocuklarımızın oynadığı Play Station’un işlemleme gücü, 1960 Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığının bütün bilgisayarlarının işleme gücünden daha fazla. Henüz dünya nüfusunun yüzde 6’sı Internet’te. Dünyada Internet kullanıcısı olarak nüfuslarında ortalama yüzde 35 olan ülkeler de var; ama kullanıma baktığımız zaman, yaklaşık dünya ortalaması 20 kişide 1 kişiye belki gelme durumu var. Fakat, Amerika Birleşik Devletlerinde, bu her 2,5 insanda 1 kişinin bilgisayar kullandığını söylüyor.

Internet kullanımı da ayrı, burada tartışılacak çeşitli rakamlar var; bazı rakamlar ortada, bazılarını değişik şekillerde filtrelerden geçirmek gerekiyor; ama şu bir gerçek: Rakamlar ne olursa olsun, önemli olan, verimlilik artışının sağlanması. 1973-95 Amerika’sına baktığımız zaman; verimlilik artışının yüzde 1.4 olduğunu görüyoruz. 1995’ten sonra verimlilik artışı yüzde 2.6’ya çıkmış. Yani, Internet kullanımının yaygınlaştığı yerde, son derece güzel bir şekilde hem enflasyonu aşağı çekebiliyorsunuz, hem de verimlilik artışıyla sermaye çekebiliyorsunuz. Bugün, Dış Ticaret Müsteşarı olarak şikâyet ediyorum; çünkü Euro’ya karşı dolar paritesinin, Euro’nun son derece düşük olması, Avrupa pazarlarına satış imkânlarımızı azalttı. Avrupa ne yapıyor; Avrupa, parasının değerini düşük tutuyor. Neden; çünkü Doğu Avrupa’yı hazmetmesi lazım; Batı Avrupa, Doğu Avrupa’yı hazım sürecini gerçekleştiriyor. Ancak, Amerika’ya bakıyoruz; bu kadar yüksek faizler, parası bu kadar değerli; hâlâ da dünyanın bir numaralı yabancı sermaye çeken ülkesi durumunda. Neden; çünkü herkes bilgi çağını yakalamak için oraya doğru koşuyor; çünkü yeni ekonomilere yatırım yapılıyor, olay burada. Dolayısıyla bu gücü elinde tutan da, çok hızlı bir şekilde giderek arayı açmaya çalışıyor. 99’da yapılan çalışmalara  göre; dünyada en hızlı büyüyen 10 şirketten 8’i, Internet’le uğraşan şirketler. Tabii daha çok istatistik vermek mümkün; ama burada değerli panelistlerimiz, birbirinden değerli güzel konuşmacılarımız olacaklar, onların bu konuda hakikaten çok değerli bilgiler vereceğine inanıyorum.

Bizde Internet kullanıcı sayısının geçen sene 500 bin, bu sene 750 bin -bu aya kadar- olduğu söyleniyor, yaklaşık yüzde 50 artış var ve artış hızı üster fonksiyon gibi gitgide artıyor. Bu, güzel bir gelişme; ama tabii nüfusunun yaklaşık yüzde 59’u 29, hatta 29 yaşın altında nüfusu çok fazla olan büyük bir kitle, yüzde 70’ler seviyesindeki bir ülkede de bunun hızlı bir şekilde artması lazım. Aslında Internet kullanımı, dünya ticareti açısından önemli bir rekabet avantajı. Artık dış ticaretin fiziki mal sevkıyatı dışındaki kalan kısmı tamamıyla -para transferi olsun, bilgi transferi olsun- Internet ortamında yapılıyor. Internet altyapısını, bir faktör şartı olarak düşünmek lazım. talep şartlarıyla uğraşamıyoruz; yanı başımızdaki ülkelerin talep şartlarını arttırmak için çok gayret sarf ediyoruz; ama destekleyici endüstri, firma yapısı da tabii genel yapısal sorunlarla alakalı. Baktığınız zaman, rekabet şartlarını ayarlamanız lazım.

Tam bir rekabet avantajı sağlayabilmeniz için, Internet altyapısının çok iyi olması lazım; yani elektrik, su gibi kullanılacak ana girdilerin arasında Internet altyapısı da gerekli. Bu çok önemli, bu altyapıyı kuramadığınız zaman, aradaki fark giderek büyüyecek; çünkü bilgi, sermayenin önüne geçti, o şekilde devam ediyor.

Tabii değerlendirmeler var; bu çalışmalar 95’te başladı, 97’de -ben, o zaman Müsteşar Yardımcısıydım- bir Elektronik Ticaret Yüksek Kurulu kurduk; hemen kamuda bir bilinç sağlayalım, “ne oluyor arkadaşlar; herkes envanterini bir çıkarsın, bir bakalım” dedik. Bir matriks organizasyon gibi oluşturmaya çalıştık; hepinizin bilgisi var, burada değerli hocalar da katkıda bulundu. Finans altyapısını, hukuki altyapısını ve teknik altyapısını 3 gruba böldük. Güzel bir çalışma oldu. Geldik, bir yere kadar gidiyorsunuz; ondan sonra tıkanıyorsunuz. Matriks organizasyon bu şekilde çalışmaya devam ediyor; fakat geldiğimiz nokta, açık-kapalı anahtar kullanımı konusuna kadar geldik. Yani, bizim düşüncemiz; tabii bir siyasal imza, bir elektronik noter kanunlarının bir an evvel çıkartılması, “o şekilde yapalım” dedik. Ancak, burada da aslında bence bu oturumlarda tartışılması gereken konu, devlet buraya nereye kadar girmeli; yani bir filin zücaciye dükkanına girmesi gibi olmamalı. Şu anda kendiliğinden yeşeren bir şeyler var. Bakıyorum, kanun mevzuatı şu anda yok. Daha hızlı bir şekilde; zaten bu tek bir kurumun da tekelinde bir şey olması imkânsız; bunun ancak bütün kurumları birleştiren bir matriks organizasyon gibi çalışması lazım.

Samimiyetle söylüyorum, çok açık burada tartışılsın bu; nereye kadar?.. Hatırlarsanız, Bilişim Fuarı sırasında yapılan panelde, ben de orada bir panelisttim; Hintli bir değerli panelistimiz çok güzel bir şey söyledi. Az evvel ilk konuşmacımız Mustafa bey de söyledi, “Bakanlık şu falan...” Bunda da dikkat etmek lazım, şu anda kendiliğinden gelişen bir trend var. Deregülasyon mu, regülasyon mu; nereye kadar regülasyon, nereye kadar deregülasyon; bunun ayarının iyi belirlenmesi lazım. Serbest, hür gelişmesi lazım bence; yani çerçeve çizelim derken, şu gelişmeyi de mahvetmemek lazım, ona da dikkat etmek lazım. Ancak, bu, Internet kullanıcıları arasında da haksız rekabete yol açacak şekilde, ileride birtakım sıkıntı da olmayacak şekilde çalışmak lazım. Orada Hintli panelist çok güzel bir şey söyledi, -aranızda katılanlar var- oturumcuların hepsine ve değerli seyircilere, dinleyicilere soru yöneltti; “Son zamanda, son 5 senedir Hindistan neden dünya güzellik kraliçeliğini birinci olarak alıyor, biliyor musunuz?” dedi. Herkes sordu, “Neden?” “Çünkü, son 5 senede Hindistan’da bir güzellik bakanlığı kurulmadı” dedi. Bu önemlidir. Bazı yerlerde, sizin regülasyonu iyi bir şekilde, mevzuatı iyi bir şekilde ayarlamanız lazım. Burada da son derece katılımcı bir yapı gerekli; yani en ince detayına kadar güzel bir şekilde tartışılıp, ondan sonra harekete geçildikten sonra da dönmemek lazım.

Biz, bu konuda çalışmaya gayret ediyoruz, bir şeyler  yapmaya çalıyoruz, sizlerin de çalışmaları var, bunları da belli bir yerde koordine edebiliriz; ama tıkandığımız yerler de oluyor. Biliyorsunuz, bir yere kadar gidiyoruz, ondan sonra gerisi hep beraber, topluca kalkınmayı gerektiriyor bazı noktalarda, daha farklı fikirleri gerektiriyor, daha farklı bir bakış açısı gerektiriyor, çerçevesiz bir beyin gerektiriyor, açık söylemek gerekirse. Benim şimdi frenim tutmaz, daha fazla konuşmayayım. Ben, hepinize saygılar sunuyorum ve “E” günler diliyorum.

UFUK ÇAĞLAYAN- Sayın Kürşat Tüzmen’e teşekkür ediyoruz.

Açılış konuşmalarını takiben, Avrupa Birliğinden aramıza gelen bir davetli konuşmacımız olan Sayın Horst Forster, bizim için bir konuşma sunuş yapacak.

Horst Forster’i davet edelim; buyurun.

HORST FORSTER (E-Avrupa Girişimi)- Good morning ladies and gentlemen. Thank you very much for inviting me to your internet conference. I do not come from the Ministry of the Puttee of the European Union, I come from the Director of General for Information Society.

The internet is actually bringing ____ the information society. Companies in the all sectors in many products will grow, have opinion that in the new at the moment that there is restructuring to become e-business. First concerned are of course the digital industries. For instance merchants in the telecom industry is make the headlines of the day. Global players are emerging, often companies _____ names, the ____ of nearly three years ago were _____. In parallel huge companies are mostly in the digital industries. They find new opportunities, services, contents. Many of them are said that to acting global market, local markets from the ____ and some of them maybe of a giant of tomorrow. E-businesses concern all business sectors. And _____ will be the winners of tomorrow. We don’t know how long they will remain winners. One thing however is certain digital technologies are key to prove an employment.

Information technology  pervades the businesses, Some people say that the use of IT, improves productivity, some people say it doesn’t. United States companies calculate that since 1996 the productivity has improved on average by 2.2 percent in a year, after the twenty five year average of less that the one percent for year. Good. That in sectors that use computers most intensively like banking and education, productivity decline.

Of course the most important thing is the quality of the improvements and the new functionality and the services. And that is ignoring calculating traditional in productivity. The _____ banks, of course, brings _____ 7 percent of the last years, of course the productivity grow ____ percent at the same period. So what matters is growth and how that growth should be used in securing the employment. And to figure out  of the principles two ­the new economy and that is the internet penetration and the penetration of mobile comminations in the member stages of the European Union as well as in Turkey. We see that there are variety of figures.  Ranging from more than the six and the ten of penetration are in the northern countries of Europe. Locally and the secretary of ____ in internet penetration, the penetration in mobile communications and electronic communications, focus and branding last for years in Turkey. That is more promising. The age of accessing the internet only with our personal computer is quickly passing by. The internet were increasingly the access by mobile devices and mobile meets internet was about year of 1999.

It has always become a true opinion to say that Europe is the world leader in mobile communications. The number of users in mobile telephones are higher than the users in the United States and the most of the big manufactures at mobile networks and handsets are European. This is a ____ do the fact of the common standard GSM, is used in all the European companies, countries and many other parts of the world. The future _____ Europe. However it is not certain. Technologies and markets are evolving faster than the ever. Today’s competitive range could be retrieve tomorrow. Next page is the combining mobile telephones and the internet. This is already on the very first step with the wireless application protocol services that I have been introduced across Europe. By this application protocol allows consumers to use for example banking, information and entertainment services, the mobile phones. The UMTS standard is the next generation of mobile and data communication. And providing up to two megabit per second for mobile users is next step for the mobile data communication and multimedia applications and mobile commerce. When we look the European operators, as you have made following in the press for radio spectrum all in just sort of two hundred billion Euro, it would be difficult to argue that it is just an economic must. Advanced mobile multimedia applications will probably take some time yet. The bandwits of the usage of mobile users may reach,  as announced from Ericsson two weeks ago, thirty megabit per second for each user in the 2010 time frame. And these truly broadband mobile networks will not be possible without a faster and higher  capacity infrastructure.

But the technology is not just about the numbers, it is about people. You shouldn’t _____ the situation. Where we have those you can read all the economic and social benefits of new technologies in those, we do not stand a chance. ____ not all and the same opportunity to access the internet and hands to prepare to add information to opportunities. The education levels of course play a role, for example within Europe, thirty three percent of people benefited from higher education, who ___ only five percent of those ___. Income levels also make a big difference. Incentives like ______ home computer purchase costs against personal tax in Portugal or Denmark  abolition of taxes on whole based telecom stations, ___ by the employer and help to achieve a wider and more equal conditions of information technologies.

In Europe we are currently facing short age of IT professionals which is expected to double from the currently estimated two million to four million back to four million at 2003. Germany, for example, is just introduced a program for computer specialists to will stop that. The situation goes for investment and educational training.  Education and training and _____ the European use in workforce to redress the skills _____ in the medium and long ____. ____ we have to ___ related to the use of the internet, which might be an obstacle, where the ___ good applications, announcing network security and compacting and cyber-crime, ____ trust in the information technology society.

The e-Europe initiative sets out the increase of wariness of the importance for Europe of communications, networks and related technologies. It is curtain time frame is ended 2002. During this period it’s principle goal is to accelerate the transition to a society, which has the necessary infrastructure and skills to allow optimum utilization of the internet by its citizens and enterprises. Initiative identify _____ each with to set of targets to be achieved, to actions in the European Commission, the member states and other actors in the union.

The first objective is a cheaper, faster and more secure internet. The mission has taken steps towards creating the ____ that will accelerate the emerging of the cheaper and faster internet . By simplifying that _____ to the framework ensure the ____ conditions across the European Union to ___ increase ____. _____ locally operators to _____ that ____by the end of the year in order to allow competition in the access networks. To allow _____ to make broadband internet. Complementary ___ facilitated to our RST research program in particular forming support for _____ advanced applications and the network services. The problem more facilitate to supply of broad banding structures the faster collaboration. European Research Education and Training ____ by state of the ____ applications. This is called GEAM project. Which is a research networking across the Europe.

The second objective of the European Union action plan is investing the people skills. The use of the internet in educational training is intend for sure, even ability of qualified professionals for our internet ____. Connecting schools to the internet must be given a priority and the governments are committed connect all schools to the internet in the European Union by the end of next year.

The third objective is stimulating the use of the internet. Essential to this objective, is the completion of the internal market for electronic commerce. Again here legislation is include in place, _______ for in the European Union, in addition the legal recognition of electronic signature and ____ reputation between member states will be in place next year. Those, in summary, are the basis of the e-Europe action plan.

The liberation of telecommunications in Europe which occurred in 1998, ____ some remarkable benefits ____. The telecom market is growing rapidly _____ economic ___. You these can now choose over 550 fix operators of the telephone networks in over 60 mobile operators. It was less than 40 last year. ____ are fallen, especially in one distance of international calls. The price of the international calls are fallen at 40 percent. But there is a lot of limitations. Local prices and increasing _____ reflecting the fact that prices fallen _____. And despite ____ the ____ to establish telecom operators, they are of course, dominated in terms of ____ fix dial _____, but with the new regulation and opening the local competition ______. The ___ framework for communication networks ___ continue to adapt to cooperate the technology ___ multi changes ___ changes _____ explain technology involved. As also the _____, _____ as an ____, and mobilizing Europe for the information age.

Of course technologic leadership has its privates. The Union’s 3.6 billion Euro are in the program on information technologies is the largest of the ___ programs. It is complimented by substantial national are the programs in many member states on information of communication technologies, all upon having recognize the key importance of information.

This is an overview of the _____ of our RST program and the relative allocation of funds and I will not go in detail at this location. The ____ move on, and maybe sure some audience with you on what one would do in ____ the attain of information technology. Having sure with you what the United States is doing to accelerate the ___ of IT. I would assume that ___ measures maybe not even most of them could be transformed in a straight ___ in Turkey. Other options might be found, that take account of the specific situation of the country. Some of the infrastructure in Turkey not the mobile telephone, I mention it is younger ______ bounce that there in many European Union countries. Satellite and other radio solutions might be more etiquette than the other countries. I would _____ whether, for example provide internet access in rude areas, _____ technologies even might be considered. It was ____. ___ consider the ____. This need to be studied fully in the ____ for an e-Turkey plan certainly, it need start with the techno-economic studies on the specific situation. As far as universities and there is search ____ in general _____ the first step could be the to join European Research Network in project GEAM and I mentioned it, that seems to be good at idea also decide from point of view. GEAM would provide the backbone network of hi speed international connections and it would force in order to be fully operation will be complimented nationally by providing hi speed access to the internet _____.

It appears to be good not just the investment of the technology of course, the __ invest in people and skills. Providing all schools with access to the internet as the European member states pledged for, might be an option and it might be pursued that by the more limited ____ project to start with connect certain number of schools. Professionally training through e-learning might be an opportunity and these re-training skills are ____ the rest are of skilled IT specialists. Also it might opportune to stimulate e-commerce and would have examine as in __ European Union with legislation ____ to remove obstacles on the digital signature ________ doing it actually in the European Union, I didn’t mention that the e-commerce force ___ prices __________.

Let me conclude with the different founding possibilities for Turkish organizations in the context of our programs. Turkey has been the first _____ arrangement to the IST program ____ research engine ___ TÜBİTAK ____ program TÜBİTAK. It guarantees financial support by Turkish participation in the successful IT program, proposed as to be IST program on the basis of the European Commission of Evaluation. Turkish search organizations are already had this arrangement. The Turkish IT community is also teaming up with the ______ and intense use the IST program and the European Union pre-excision funds and the __________ program to develop the research, training and final project activities will be ______.

The IT research community Turkey, is already acted in IST program. Thanks to the Fusion group made and the TÜBİTAK to provide concrete support, ____ support for Turkish participation. I mention already as a possible and desirable step to project the GEAT on the search network. And there is certainly approval to law and the cooperation in the years to come. I thank you for your attention.

HORST FORSTER (E-Avrupa Girişimi)- Günaydın bayanlar ve baylar. Öncelikle beni bu internet konferansına davet ettiğiniz için teşekkür ederim. Burada Avrupa Birliği’nin Genel Danışma Topluluğu Bakanlığı’ndan geliyorum.

İnternet bilgi toplumunu değiştiriyor. Pek çok sektördeki, pek çok şirket bu yaşanan değişimin sonucunda elektronik ticarete yönelmeye başladı. Bu konudaki ilk girişimler doğal olarak dijital endüstrilerden geldi. Örneğin iletişim sektörünün tüccarları günümüzün yıldızları haline geldiler.

Bazıları IT teknolojisinin üretimi arttırdığını söylerken, bazıları da bunu kabul etmiyorlar. Amerikalı ekonomistler, değerli müsteşarın da bahsettiği gibi 1996’dan bu yana Amerika’nın üretiminin ortalama yüzde iki buçuk artış gösterdiğini söylüyorlar. Fakat daha önceki yirmi beş yıl süresince yüzde birmiş bu artış. Bu çok güzel bir gelişme. Bilgisayarı yoğun olarak kullanan sektörler olan bankacılık ve eğitim sektörlerin de üretiminde bir azalma görülüyor.

Tabii önemli olan bu gelişmelerin kalitesi ve yeni fonksiyonellik ve ortaya çıkan yeni meslekler. Geleneksel olarak verimliliğin ölçümünde kullanılan rakamlar artık geçerliliğini kaybetmiştir. Önemli olan bu artışın istihdama yönelik olarak da gelişmesi, daha fazla istihdam sağlamasıdır. Burada yeni ekonomiye baktığımız zaman internetin yaygınlaştığını görüyoruz ve mobil teknolojilerin geliştiğini görüyoruz. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde böyle bir gelişme var. Türkiye’de de aynı şekilde gelişmeler mevcut. Gördüğünüz gibi burada oldukça çeşitli rakamlar mevcut. Bu rakamlar, gerçekleşen piyasanın yüzde 6 ya da 10 fazlasının Kuzey Avrupa’daki bazı ülkelerden oluştuğunu gösteriyor bize ve özellikle de piyasanın alt tarafında yer alan rakamlarda önemli bir değişiklik olduğunu göstermekte. İnternetin yaygınlığı açısından ve mobil telefon ve elektronik telekomünikasyonlar alanında Türkiye’de çok önemli olduğunu gösteriyor. Bunlar son derece güzel bir gelecek vaat ettiğini de biliyoruz. İnterneti kişisel bilgisayarla kullandığımız dönemler artık geçmişte kalacak. Gelecekte internete mobil cihazlarla ulaşmak daha yaygın olacak. Mobil kullanım, bildiğiniz gibi 1999’lı yıllarda cep telefonlarının piyasaya çıkmasıyla çok önemli bir patlama gösterdi.

Her zaman Avrupa’nın dünyada mobil komünikasyonda lider olduğu söylenir. Ve kişi başına düşen cep telefonu kullanımı Amerika Birleşik Devletleri’nden daha yüksek ve mobil şebekeleri kuran firmaların çoğu Avrupa firmalarıdır. Burada daha çok GSM’in mevcut standardı bütün Avrupa ülkelerinde ve dünyanın pek çok bölgesinde kullanılmasıdır. Avrupa’nın gelecekteki başarısına kesin gözüyle bakılmamalıdır. Teknoloji piyasaları geçmişe göre çok daha bir hızla değişiyor ve bugünün rekabet alanı gelecekte tamamen başka yönlere kayabilir. Bir sonraki aşama internetle mobil teknolojilerin birleştirilmesidir. Bu da gerçekleşmiştir ve kablosuz uygulamalar gibi wap teknolojileri artık Avrupa’da kullanımdalar. Kullanıcılar tüketim, bankacılık, bilgi, eğlence, eğitim gibi bilgilere cep telefonundan ulaşabiliyorlar.

UMTS standardı üçüncü bir mobil veri iletişimi teknolojisidir. Bu teknoloji kişilere saniyede iki megabit bilgi erişimi sunmaktadır. Böylece daha fazla veri iletişimi, medya uygulamaları ve mobil ticaret mümkün olacaktır. Avrupa’daki operatörlere bakacak olursak, iki yüz milyar euroluk bir yatırım gerektiğini görüyoruz bu sistem için ve bu en kısa sürede yapılması bir şey. Geliştirilmiş medya uygulamalarının tam olarak oturması belli bir süre alacaktır. Ericsson’un iki hafta önce yaptığı açıklamaya göre, 2010 yılında kişi başına veri transfer oranı saniyede otuz megabit civarında olması bekleniyor. Ve yüksek kapasiteli bir alt yapı kurulmadan bunların yapılması mümkün değil. Bildiğiniz gibi baz istasyonlarının sayısının da gittikçe artması gerekiyor.

Ama teknoloji sadece sayılarla değil, insanlarla da ilgili bir konudur. Teknolojinin ekonomik ve sosyal yararları çok önemlidir. İnternete ulaşımın kolaylaşması ve bilgi olanaklarının artması eğitim konusundan da önemlidir. Eğitim bu konuda önemli bir role sahip. Mesela Avrupa’da halkın yüzde 33’ü yüksek eğitim mezunu, ______ yüzde 5’e kadar düşebiliyor. Gelir düzeyi de farklılıklar yaratıyor. Eve bilgisayar almak, mesela Portekiz’de ve Danimarka’da bazı vergi indirimlerinden yararlanılabilinen bir alan. Bunun amacı daha yaygın ve eşit bir bilgi teknolojisi dağıtımına doğru yol almak.

Avrupa’da şu anda bilgisayar teknolojisi alanında çalışacak olan daha fazla kişiye ihtiyaç olduğunu görüyoruz. İki ila dört milyon olacağı tahmin ediliyor 2003 yılında bu rakamın. Mesela Almanya şu anda özel bir bilgisayara enstitüsü programı başlattı ve eğitim konusuna özel yatırımlar yapmaya başladı. Bunlar tabii ki Avrupa gençliğini ve Avrupa işgücünü uzun ve orta vadede bilgisayara yöneltecek ve internet kullanımı yeni uygulamaların daha da yaygınlaşmasını sağlayacak olan faktörlerdir. Diğer taraftan bilgisayar şebekelerinin güvenliğini sağlamak, siber suçları önlemek bilgi ve teknoloji toplumunun önemli problemleri haline gelecektir.

E-Avrupa programı, Avrupa’nın iletişim teknolojileri, ağları ve bunlarla bağlantılı olan konuların üzerine eğiliyor. Bu program çerçevesinde Avrupa için iletişim şebekelerinin, iletişim ağlarının ve bunlarla ilişkili teknolojilerin önemi hakkında halkı bilgilendirmeyi amaçlıyor. Bu projenin programı 2002 yılında sona erecek ve bu süre içinde en önemli hedefi gerekli bilgisayar alt yapısına kavuşmuş bir toplum oluşturmak ve internetin en yoğun şekilde vatandaşlar tarafından kullanılması ve şirketler tarafından kullanılması için gerekli eğitimin verildiği bir toplum yaratmak. Biz inisiyatifimizde bu öncelikli alanlar var. Avrupa komisyonu şu anda yürüttüğü bazı faaliyetlerle üye ülkeler ve Avrupa Birliği içinde diğer aktörler bu programın birer üyesi.

İlk hedef daha ucuz, daha hızlı ve daha güvenli bir internet ortamı yaratmaktır. Bu amaçla kurulan ____ interneti daha hızlı, güvenli ve ucuz yapmaktadır. Daha ucuz ve daha hızlı bir internet erişimi sağlamaya çalışıyor. Bunun için gerekli yasalar oluşturuluyor. Ve Avrupa Birliği çapında rekabet aracılığıyla internetin daha yaygın hale getirilmesine çalışılıyor. Eski telekomünikasyon şirketleri, bu yıl sonuna kadar bu tekellerini kaldırarak özel internet şebekelerinin de, özellikle geniş bantlı internet alanında piyasayı açmalarını şart koşuyor. Aynı zamanda bu alanda gelişmiş uygulamalar ve yeni şebeke hizmetlerinin yaygınlaşması için RST araştırma programımız mevcut. Bu alt yapının hızlı bir şekilde oluşturulmasına çalışılıyor. Buradaki problem geniş tabanlı ağların oluşturulabilme için gerekli olan işbirliğini kurmaktır. Ve Avrupa’da yüksek teknoloji ürünü uygulamalara yönelik bir eğitim projesi olan GEAM projesi, bütün Avrupa’yı içine alan bir eğitim projesi. Bu Avrupa çapında bir ağ kurulmasını hedefleyen bir proje.

Avrupa Birliği’nin ikinci öncelikli alanı personele ve personelin yeteneklerine becerilerine yatırım yapılması. İnternette alanında çalışmaya yetkin hale gelmiş vasıflı eleman yetiştirilmesi aynı zamanda gençlerin bu konuda eğitilmesi çok önemli. Okulların internete bağlanmasına öncelik verilmedir. Avrupa hükümetleri önümüzdeki yıl sonu itibariyle Avrupa Birliği kapsamındaki bütün okulların bilgisayara kavuşmasını sağlayacak. Ve tabii ki internet kullanımının desteklenmek için bir hedef var.

Üçüncü hedef ise internet kullanımının teşvik edilmesidir. Bu amaç elektronik piyasa ve elektronik ticaretle de çok ilintilidir. Bununla ilgili çeşitli yasalar da oturtulmuş durumda ve internetle ilgili ürünlerin alıp ve satımı serbest bırakıldı. Aynı zamanda elektronik imza da ülkelerde önümüzdeki yıl ortasından itibaren Avrupa Birliği üye devletleri arasında kullanıma girecek. Bunlar bizim e-Avrupa dediğimiz eylem planının önemli unsurları.

Avrupa’da telekomünikasyon sektörünün serbestleştirilmesi 1998 yılında gerçekleşti. Bunun getirdiği önemli yararları sizler de duymuşsunuzdur. Telefon piyasası gittikçe hızla büyüyen bir piyasa ve Avrupa’da ekonomik büyümeye önemli bir katkıda bulunuyor. Şimdi kullanıcılar 550’den fazla sabit operatör şebekesinden yararlanabiliyor ve 60 mobil şebekesinden yaralanabiliyor. Geçen sene bunların sayısı ancak 40 idi. Bu arada ücret tarifeleri de düştü. Özellikle uluslararası görüşme ücreti yüzde 40 kadar düşmüş durumda. Bunun tabii bazı sınırlamaları da var. Ücret tariflerinin düşmesi rekabete bağlanan bir gelişme daha çok. Ve piyasaya yeni giren firmalara karşın yerleşik telekomünikasyon operatörleri piyasa payını diğerlerine kaptırmıyorlar. Ancak yeni yasalar ve yeni mevzuat sayesinde bu alanda daha fazla rekabet olacağına inanıyoruz. Telekomünikasyon şebekeleri için mevzuatın daha gelişmesi gerekiyor. Teknolojiye bağlı olarak piyasada gerçekleşen değişikliklere ayak uyduran mevzuat değişikliklerine ihtiyacımız var ve aynı zamana daha önce de sözünü ettiğim gibi Avrupa’yı bilgi toplumuna sokacak olan şey bir bakıma eğitimdir.

Tabii ki teknoloji alanında lider olmanın da bir bedeli var. Avrupa Birliği 3.6 milyar Euro’luk bir Ar-Ge programı başlatmış durumda. Bilgisayar ve okul teknolojileri alanında. Bu tarz başlatılan programların en büyüğü. Buna çeşitli ulusal Ar-Ge programları da katkıda bulunuyor. Bir çok üye ülkede bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilgili ulusal Ar-Ge programları bunlar. Ve hepsi de bilginin gücünün ve yararlarının farkındalar.

Bu şu anda bizim ____ adını verdiğimiz Ar-Ge programımızın araştırma alanları ve detaylı olarak hangi alana ne kadar yatırım yapılacağı. Bunun üzerinde daha fazla duramayacağım. Fakat sizinle bazı fikirleri şu aşamada paylaşmak istiyorum. Acaba bilgi teknolojilerine erişimi nasıl daha yaygınlaştırabiliriz. Ve buruda bilgi teknolojisi kullanımını yaygınlaştırmak için neler yapabiliriz konusuna bakmak istiyorum. Bu sayacaklarım tamamen Türkiye’ye uyarlansın demek istemiyorum. Sizin farklı şartlarınız olabilir. Her ülkenin kendi durumuna göre bunların yeniden belirlenmeleri gerekir. Türkiye’de alt yapı konusu özellikle mobil teknolojiler alanında çok genç ve bir çok Avrupa Birliği ülkesine göre daha yeni. Uydu ve diğer radyo çözümleri diğer ülkelere göre yine daha iyi durumda. Mesela kırsal kesimde internetin yaygınlaştırılması için çeşitli sektörler oluşturulması gerekiyor. Daha ucuz hesaplı teknolojiler olmaları gerekiyor bunların. Bunların ciddi bir şekilde araştırılması ve belki de bir e-Türkiye planının oluşturulması gerekiyor. Bir an önce bu konuda çalışmalara başlamanız gerekecektir. Üniversiteler ve genelde araştırma çevreleri konusuna bakacak olursak öncelikle burada ilk adım Avrupa’nın araştırma projesi GEAM projesine katılmak bir öncelik olabilir. Bu iyi bir fikir bence, bizim açımızdan iyi bir fikir olacaktır Türkiye’yi bu projede görmek. GEAM projesi yüksek hızlı uluslararası bağlantıların omurga ağını ulusal şubelerle birlikte çalışarak oluşturacaktır. Yüksek hızla internet erişimini kolaylaştırmaya çalışacaktır.

Tabii ki sadece teknolojiye yatırım yapmak gerekmiyor. İnsanlara ve eğitime de yatırım yapmak gerekiyor. Bütün okullara internet erişimi sağlanmalı. Avrupa Birliği ülkeleri bu konuda karalılıklarını bildirdiler. Belki sınırlı bazı projelerle başlayabilir ve daha sonra bunların sayıları arttırılabilir. Belli sürede okula yayıldıktan sonra diğer okullara aktarılabilir. Elektronik eğitim konusu bir seçenek olabilir. Bir de internet konularında eğitim ve yeniden eğitim programları, özellikle bilgisayar uzmanlarının yetiştirilmesinde önemli rol oynayacaktır. Aynı zamanda elektronik ticareti teşvik de önemli bir konu. Ve Avrupa Birliği’nde bu özellikle yeni bir ____ oluşturulmasıyla gerçekleştirdi. Dijital imza, telif hakları, vergilendirme gibi konularda bir takım kolaylıklar sağlanarak, bu konu teşvik edilebilir. Ayrıca Avrupa Birliği’nde çok sık yaptığımız bir program var. KOBİ’ler için bir elektronik ticaret programı başlattık. Kendilerine gereken desteği veriyoruz ve bunları işbirliği içerisinde yapıyoruz.

Son olarak farklı finansman olanaklarından söz etmek istiyorum. Türk şirketlerinin programımız çerçevesinde yaralanabileceği bazı finansman kaynakları var. Türkiye IST programını TÜBİTAK ile birlikte yürütecek. Ve Türk firmalarının katılımı ve özellikle araştırma-geliştirme programlarına katkı sağlanacak. Avrupa komisyonu değerlendirecek önce bu projeleri. Bazı Türk araştırma kuruluşları zaten bundan yararlanıyorlar. Türk bilgisayar çevreleri aynı zamanda IST programında ve Avrupa Birliği üyelik öncesi fonlarından yararlanmaya çalışıyor. ________ programı var. Bu da yine araştırma eğitim ve benzer proje faaliyetlerine destek veren bir program. Balkanlarda ve Akdeniz’de bu programlara destek veriyor.

Bilgisayar araştırma çevreleri Türkiye’de zaten bu konuda bizim IST programımıza katılmış durumdalar. TÜBİTAK sayesinde Türk katılımı somut bir hal geliyor ve kendilerine somut destek veriyor TÜBİTAK. Bu gerçekten çok güzel bir fırsat projesine, GEAT projesine de bir an önce girmesini öneriyoruz. Ve bir de önümüzdeki yıllarda gerekli kanunların onaylanacağına ve iş birliğinin daha da artacağına inanıyorum. İlginiz için teşekkürler.

UFUK ÇAĞLAYAN- Sayın Horst Forster’e teşekkür ediyoruz. Şimdi, çay-kahve arası vereceğiz. Yaklaşık 20-25 dakika geciktik. Dolayısıyla belki kahve arasını 20 dakikaya indirip, 11.45’te paralel oturumlarda başlayabiliriz. Program elinizde var, bir salon hariç, hepsi ikinci katta. Salonların adlarında bir problem olabilir, bir karışıklık yaşayabiliriz  baştan, ama kısa zamanda çözüleceğini zannediyorum. 11.45’e kadar ara veriyoruz.