Temiz Toplum için Mekanizma Önerileri
Mustafa Akgül akgul@bilkent.edu.tr
Bilkent Üniversitesi
05/01/999 Cumhuriyet   Cumhuriyet arsivindeki kopya


Note: Cumhuriyet, yer kitligi nedeniyle yazida kisaltma yapmak zorunda kalmis. Basinda be sonunda % olan kisimlar, Cumhuriyet'te cikmayan kisimlardir.

Susurluktan bugüne tüm ülkede temiz toplum özlemi geniş toplum kesimlerine yayılmış durumda. "Sürekli Aydınlık" hareketi tüm evlere olmasa bile tüm sokak ve mahallere kadar yayıldı.

Tüm siyasi partiler söylem düzeyinde temiz toplum ilkesine ve özlemine sahip çıkıyorlar. Iktidar ve muhalefet arasında tartışmalar iki hükümettir sürüp gidiyor.

Çakıcı'nın yakalanmasından beri gelişmeler daha da hızlandı. Toplum'da temiz toplumun önündeki engellerin aşılabileceği konusunda umutlar arttı. Devlet bu konuda daha kararlı davranıyor. Siyasal kadrolar daha iddialı.

Türkiye temiz toplum konusunda önemli bir olanak yakaladı. Bu noktada TBMM ve siyasal kadrolara düsen görev, ülkenin temiz toplum özlemini hayata geçirecek mekanizmalar kurmaktır. Partiler arası çekişmelerin önüne geçip, çeteleşmeyi ve kirlenmeyi açığa çıkaracak mekanizmalar kurulmalıdır.


% Mevcut mekanizmalarla yetinmemeli yeni mekanizmalar kurmalıyız. Bunlar, gerekirse geçici olabilir. Bunun için gerekirse geçici yasalar çıkartabilmeliyiz. Ilk akla gelen, devlet denetleme kurumuna yetki ve kadro takviyesi yapmak ve bu işle görevlendirmek. Özel uzmanlık mahkemleri kurmak üzerinde düşünüilmesi gereken bir konu. Parlamentonun yeni bir denetleme mekanizması kurması düşünülmeli. Açıktır ki, Yüce Divan ve gensoru yetersiz kalmaktadır. Soruşturma komisyon raporları da çok fazla bir şeyi değiştiremekte, rapor metnini bile geniş kitlelere sunumu sağlanamamaktadır. Bir siyasiyi yüce divan'a göndermek başlı başına bir sonuç olmakta, bu ise bu yolu tıkamaktadır. Halbuki, ancak bu tür bir yargılamanın sonucunda kişi aklanmalı ya da siyaset sahnesinden çekilmek zorunda kalmalıdır %

Temiz toplum fikrini yaşatacak, katılımcı saydam, İnterneti, üniversiteleri, sivil toplum örgütlerini, mesleki kuruluşları da kapsayan mekanizmalar oluşturmalıyız. Bunların bir miktarı şu andaki durumu ortaya çıkartacak, temizliği sağlayacak, bir kısmı da ileriye yönelik mekanizmalar olmalıdır.

Ilk anda akla gelen bazı öneriler:

Ihale şartnameleri resmen ilanından önce webte yayınlamak, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve özel sektörün denetimine açmak, şartnamelerde ilgili sektör kuruluşları ile standartlar oluşturmak,

Ihaleyi saydam bir şekilde yapmak, sektörden bağımsız uzmanları gözlemci olarak bulundurmak, hakediş raporlarını Internetde yayınlamak,


% Belirli büyüklükteki tüm işlemleri çok saydam mekanizmalarla yapmak, %

Servet beyannameleri, vergileri, vergi yüssüzlerini, özgeçmişleri İnternet'den yayınlamak,

Büyük ölçüde rant yaratan her şeyi, bu arada yerel yönetimlerin imar düzenlemelerini de saydam ve katılımcı yapmak, oto-denetim mekanizmaları kurulmalidir.


% Bilişim teknolojilerinde ve İnternet'de gelişmelerin öne çıkardığı kavramlar arasında Saydamlık, Katılımcılık ve Sivil Toplum Örgütleri öne çıkmaktadır. Bunlar Profesyonel uzmanlık örgütleri, kullanıcı örgütleri, mesleki/sektörel örgütler, ve %

insanlık ve toplumsal yarar için çalışan gönüllü örgütler olarak hem kamu'yu denetleme de hem de kamu ile özel sektör arasında hakem ve katalizör rolü oynamada önemlidirler.


% Toplumsal uzlaşma, toplumsal denetim sivil toplum örgütlerinin taşın altına elini koyarak aktif görev almasından geçmektedir. Örneğin 3. köprü/tüp geçit tartışmalarının tam ortasında TMMOB, inşaat mühendisleri, ulaştırma mühendisleri, mimarlık/şehir planlama odaları, üniversite kürsü/bölümleri olmalı; partiler üstü, bağımsız, bilimsel kimlikleri ile, hem kamu oyunu bilgilendirmeli, hem de idareye tavsiyede bulunmalıdır. %

Bu mekanizmaların hayata geçmesinin önemli bir ön koşulu da, geniş kitlelerin İnternete erişiminin sağlanmasıdır. Burada ilk akla gelenler Internet Cafe türü mekanizmalardır. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun bu yönde aldığı bir karar var: internet cafe ve benzeri mekanları çoğaltmak.

Özel sektörü bu yönde desteklemek lazımdır.

Buna ek olarak Halk Kütüphanelerinin de bu tür görev üstelenmesi doğaldır. Polatlı Halk Kütüphanesinde bu tür bir uygulama Internet haftası vesilesiyle başlamıştır. Bunun yaygınlaşması gerekir.

Benzer şekilde bu konuda önemli görev Belediyelere düşmektedir. Belediyelerin hem kendi yaptıklarını tanıtmak, vatandaşları bilgilendirmek, hesap vermek için, hem de vatandaşların devletin hizmetlerine erişim, toplumsal denetim mekanizmalarına erişim ve evrensel bilgi kaynaklarına erişim için Internet cafe benzeri çabalara girmesi gerekir.

İtalya'da Umberto Eco'nun desteğiyle Bologna belediyesi vatandaşların İnternet erişimine önemli miktarda kaynak aktararak destek olmaktadır.

Bu satırların yazarı, bir hukukçu değildir. Bu önerileri tartışmalara bir başlangıç olsun düşüncesiyle getirmektedir.

Türkiye'nin temiz toplum konusunda sorunu çözecek, katılımcı, saydam mekanizmalar kurması gerekir.